Berna Kılıç
Dilara Alkaç
$ DOLAR → Alış: 17,93 / Satış: 18,00
€ EURO → Alış: 18,31 / Satış: 18,38

HEPATİT NEDİR?

Şafak Turgut
Şafak Turgut
  • 28.04.2022
  • HEPATİT NEDİR? için yorumlar kapalı
  • 35 kez okundu

 

Şafak Turgut’tan hepinize merhaba! Bugün “Hayat” köşemizde pek çok insanın başına gelen, tedavi edilmezse ölüme yol açabilen hepatiti ele alıyoruz. Hepatit nedir? Nasıl ortaya çıkar ve bulaşır? Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ümit Yakan anlatıyor:

Karaciğer karnımızın sağ üst bölgesinde bulunmaktadır ve ortalama 1,5 kg kadar ağırlığa sahiptir. Karaciğer :

– Sindirim yolu ile kanımıza karışan tüm maddeler için süzme işlemi gerçekleştirir

– Aldığımız besinlerin daha küçük parçacıklara ayrılmasını sağlar

– Bazı vitaminleri, enerji kaynaklarını daha uzun süre kullanmak üzere depolar

– Zararlı maddelerin vücudumuzdan uzaklaştırılmasında görev alır

– Safra asitlerini sentezler

Hepatit, karaciğerin gerek mikroplar yoluyla (hepatit virüsleri) gerekse toksik yoldan (ilaçlar ve kimyasal maddeler) ya da başka sebeplerle iltihabi bir yanıt oluşturmasıdır. Virüslere bağlı ortaya çıkan hepatit (karaciğer iltihabı) genellikle hepatit A,B, C, D, E ve G virüsleri ile olmakta nadiren Herpes virüs, EBV ve CMV’de hepatite neden olmaktadır. Ülkemizde hepatitler sarılık, kara sarılık, gizli sarılık gibi isimlerle de bilinmektedir. Hepatit olan hastalarda sarılık görülebilir fakat her sarılık olan hasta hepatit değildir.

Sık görülen hepatit etkenlerinden Hepatit A ve E , yiyecek ve içeceklerle bulaşmaktadır. Hepatit B, C ve D (delta) ise kan yolu ve cinsel birliktelik ile bulaşmaktadır.

Viral hepatitler için bulaş yolları şu şekilde sıralanabilir:

– Kan nakli,

– İğne ile yaralanma,

– Damar yolundan aynı enjektör ile uyuşturucu kullanımı,

– Cinsel temas,

– Doğum esnasında anneden bebeğe olan bulaş.

Hepatitler farklı belirtilerle ortaya çıkmaktadır:

– Sarılık

– Sarılık oluşmadan ortaya çıkan hepatit (anikterik hepatit)

– Halsizlik

– Bulantı

– Kusma

– Yaygın eklem ağrısı

– Kaşıntı

– Ateş

Hepatit tanısını doğru tanımlayabilmek için karaciğer fonksiyon testleri (alt,ast) , bilirubin ve Elisa testleri bakılmalıdır. Bu testlerin sonucuna göre doğru hepatit ajanı tespit edilmelidir. Hastalığın hangi dönemde olduğunu saptama açısından gereğinde ayrıntılı tetkikler istenmelidir.

6 aydan uzun süren hepatitler, kronik (kalıcı) olarak sınıflandırılmaktadır. Kalıcı hepatitler önemli ölçüde hepatit B ve C ‘yi kapsamaktadır. Kalıcı hepatit etkenlerinden D (delta) hepatiti sadece hepatit B hastalarında ortaya çıkmaktadır. Hepatit A ve E, kalıcı bir hepatite dönüşmemektedir.

Hepatit B virüsü ile erişkin yaşta enfekte olunduğunda yüzde 10’dan az oranda hastalık kronikleşmektedir, kalıcı hale gelmektedir. Hepatit C için kalıcı hale gelme oranı yüzde 80 civarındadır.

Kronik hepatit B hastalarının büyük bir kısmı belirgin hastalık belirtisi oluşturmayan asemptomatik taşıyıcı (sessiz taşıyıcı) olarak hayatına devam etmektedir. Bu dönemde bulunan kronik hepatit B , aktif hastalığa dönüşebileceği için hastalar enfeksiyon hastalıkları uzmanınca 6 aylık aralıklarla takip edilmelidir. Hepatit B hastalarının birlikte yaşadığı kişiler ve aileleri hastalık , koruyuculuk açısından taranmalıdır. Aşı ile hepatit B ye karşı korunma sağlanacağı unutulmamalıdır. Hepatit B aşısı 6 aylık süreçte 3 doz olarak planlanmalıdır. Aşının aşırı alerjik reaksiyon dışında ciddi yan etkisi bulunmamaktadır. Hepatit C için henüz bir aşı bulunmamaktadır.

Halk arasında hepatit tiplerinin birbirine dönüşebileceği yönünde yaygın bir kanaat vardır. Hepatit B veya C virüs enfeksiyonu asla birbirine dönüşmemektedir. Bu nedenle A tipi hepatit geçirmiş bir kişi asla hepatit B veya C’ye karşı korunmuş olmaz. Hepatit virüsleri ile ortaya çıkan hepatitlerin siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanserine yol açabileceği unutulmamalıdır. Kronik hepatit B ve C hastalarının düzenli aralıklarla (genellikle 6 ay) enfeksiyon hastalıkları uzmanınca takibi sağlanmalıdır, Yılda bir kez karaciğer ultrasonu yapılması gerekmektedir. Hastaların günlük sıvı alımını sağlamaları ve karaciğer koruyucu diyete uygun beslenmeleri büyük önem taşımaktadır.

 

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ümit Yakan