Berna Kılıç
Dilara Alkaç
$ DOLAR → Alış: 17,93 / Satış: 18,00
€ EURO → Alış: 18,31 / Satış: 18,38

KARPAL TÜNEL SENDROMU

Şafak Turgut
Şafak Turgut
  • 13.05.2022
  • KARPAL TÜNEL SENDROMU için yorumlar kapalı
  • 31 kez okundu

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Doktoru

AHMET ÇALIŞKAN

Şafak Turgut ile ‘Hayat’ köşemden merhaba. Yine çok çarpıcı bir konu var bugün. Sevilen, genç ve başarılı Doktor Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Ahmet Çalışkan. Deneyimli hekim Çalışkan, sizler için muhteşem bir konu hazırladı. ‘Karpal Tünel Sendromu’ Karpal Tünel Sendromu Nedir? Karpal Tünel Sendromunun sebepleri nelerdir? Kimler Risk altındadır? Karpal Tünel Sendromunun Belirtileri Nelerdir? Karpal Tünel Sendromu Nasıl teşhis edilir? Karpal Tünel Sendromunun Tedavisi nedir? Bütün bu soruların cevabı Doktor Ahmet Çalışkan’ın yazısında;

Karpal Tünel Sendromu nedir?

Tuzak nöropatiler veya sinir sıkışması, bir sinirin herhangi bir nedene bağlı olarak bası altında kalması durumudur. Bu durum; ağrı, uyuşma, karıncalanma gibi duyusal semptomlarla seyredebilmekle birlikte, güç kaybı gibi motor bulgulara da neden olabilmektedir.

İnsan vücudunda tuzaklanmaya en sık maruz kalan sinir, el ve ön koldaki bazı kasları hareket ettirmemizi sağlayan, ayrıca eldeki ilk 3 ve kısmen 4.parmağın duyusuna katkıda bulunan median sinirdir.

Median sinir, el bileğinden parmaklara doğru ilerlerken 9 adet tendonla birlikte “karpal tünel” adı verilen, kemik ve bağlarla çevrili bir tünelden geçer (resim 1). Median sinirin inflamasyonu ve tuzaklanması en sık karpal tünel düzeyinde meydana gelmektedir. Median sinirin karpal tünelden geçerken herhangi bir nedene bağlı olarak gelişen basınç artışı nedeniyle basıya uğramasıyla ortaya çıkan semptom ve bulgular kompleksiyle karakterize hastalığa “karpal tünel sendromu (KTS)” adı verilmektedir. Toplumda görülme sıklığı yaklaşık olarak %5’tir.

Karpal tünel sendromunun sebepleri nelerdir? Kimler risk altındadır?

Karpal tünel içerisindeki tendonların inflamasyonu veya kalınlaşması, karpal tünel hacminin konjenital olarak küçük olması, kitle basısı (kist, tümör, aksesuar damar), median sinirin varyasyonları (bifid median sinir) (resim 2) , sistemik hastalıklara bağlı olarak gelişen ödem veya inflamasyon KTS gelişimine zemin hazırlayabilir.

Karpal tünel içindeki basınç, el bileği nötral veya hafif fleksiyon pozisyonundayken en düşüktür. El bileğinin aşırı büküldüğü durumlarda tünel içerisindeki basınçta artış olmaktadır.

KTS gelişimine zemin hazırlayan bazı risk faktörleri tanımlanmıştır. Bunlar:

o Obezite

o Kadın cinsiyet

o Gebelik

o Şeker hastalığı (Diabetes mellitus)

o Romatoid artrit

o Osteoartrit (Kireçlenme)

o Hipotiroidizm (Tiroid bezinin az çalışması)

o Akromegali (Büyüme hormonu fazlalığı)

o Bağ doku hastalıkları

o Genetik yatkınlık

o Meme kanserinin tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar (aromataz inhibitörleri)

o El bileğinin aşırı, tekrarlayıcı veya uygun olmayan pozisyonda kullanımını gerektiren meslekler (klavye veya fare kullanırken el bileğinin yanlış konumlandırılması, uzun süre titreşimli alet kullanımı)

o El-el bileğinin uzun süre soğuğa maruz kalması

o El bileği travması, kırıklar

Karpal tünel sendromunun belirtileri nelerdir?

Hastalar sıklıkla elin ilk 3 parmağı ve 4.parmağın yarısında ağrı, uyuşma ve karıncalanmadan şikayet ederler. Semptomlar genellikle geceleri daha şiddetlidir, hatta uykudan uyandıracak kadar rahatsız edici olabilir. Hastalar, semptomları azaltmak için ellerini sallamak veya sıkmak gibi yollara başvurma ihtiyacı hissedebilirler. Bazı hastalarda şikayetler ön kola, daha nadir olarak da omuza doğru yayılabilir. Hastalık ağırlaştıkça tabloya motor bulgular eklenir. Kuvvet kaybına bağlı olarak objelerin tutulması ve kavranması, anahtar çevrilmesi, şişe kapağının açılması ve düğme iliklenmesi gibi aktivitelerde beceriksizlik görülür. Araç kullanmak, kitap okumak, klavye-fare kullanmak, telefon konuşması yapmak gibi el bileğinin uzun süre bükük pozisyonda kalmasına neden olarak nötral pozisyonunu bozan işlerde semptomlar alevlenme gösterebilir. İlerleyen aşamalarda, median sinir tarafından uyarılan başparmağın tabanındaki kaslarda erime (tenar atrofi) izlenebilir.

Karpal tünel sendromu nasıl teşhis edilir?

KTS ile uyumlu olabilecek uyuşma, karıncalanma ve kuvvet kaybı gibi şikayetler varlığında hastaların Nöroloji veya Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon (FTR) uzmanına muayene olması gerekmektedir.

KTS tanısı büyük oranda hastadan alınan anamnez ve yapılan fizik muayene ile konulabilmektedir. Öte yandan KTS tanısının doğrulanmasında, ayırıcı tanıların dışlanmasında ve KTS şiddetinin belirlenmesinde sıklıkla sinir iletim çalışmaları kullanılmaktadır. Sinir iletim çalışmalarında hastaya belirli bölgelerden elektrik uyarısı verilmekte, median sinir iletiminin karpal tünel düzeyinde bozulduğunun gösterilmesi ile KTS tanısı konulmaktadır. KTS ile ilişkili karakteristik semptom ve bulgularla uyumlu sonuçlar elde edilmişse, ayırıcı tanıda başka bir hastalıktan şüphelenilmiyorsa ve cerrahi düşünülmüyorsa iğne EMG yapılmasına gerek yoktur. Fakat özellikle boyun fıtığına bağlı sinir kökü basısı gibi diğer ayırıcı tanıların değerlendirilmesinde iğne EMG yapılmasına ihtiyaç duyulabilir. İğne EMG incelemesinde belirli kaslara özel ince iğneler batırılarak kasların aktivitesi değerlendirilmektedir.

Görüntüleme yöntemleri; özellikle KTS’ye neden olabilecek tümör, deformite, eklem veya kemik patolojileri gibi bir durumdan şüphelenildiğinde kullanılır.

El ve el bileğindeki yapıların göreceli olarak daha yüzeysel yerleşmesi nedeniyle bu bölgedeki patolojilerin değerlendirilmesinde ultrasonografi çok kullanışlıdır. KTS durumunda basıya uğrayan median sinir, tuzaklanma bölgesinin öncesinde şiş ve rengi koyulaşmış (hipoekoik) olarak görülür.

Karpal tünel sendromunun tedavisi

Tanı konulduktan sonra; öncelikle obezite, romatoid artrit, hipotiroidizm, diabetes mellitus gibi KTS gelişmesine zemin hazırlayan bir problem varsa onun kontrolüne odaklanılmalıdır.

El-el bileğinin yanlış veya aşırı kullanımı önlenmelidir.

Konservatif tedavi yaklaşımlardan, güvenli olması ve iyi tolere edilmesi sebebiyle öncelikle statik el-el bilek splinti kullanımı önerilmektedir. Splint hastanın el bileğini nötral pozisyonda tutarak el bileğinin uzun süre bükük pozisyonda kalmasını önlemekte, tünel içi basıncın düşük kalmasını sağlamaktadır.

1 aylık splint kullanımı sonrası şikayetlerinde anlamlı gerileme olmayan hastalarda splint kullanımına devam edilmesi koşuluyla median sinir etrafına kortizon enjeksiyonu yapılabilir (Resim 3). Aynı el bileğine 6 aydan daha önce enjeksiyon tekrarlanmamalıdır.

Kortizon enjeksiyonu düşünülmeyen uygun hastalarda PRP (platelet rich plasma) veya ozon enjeksiyonlarının da etkili olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur.

Enjeksiyon tedavileri dışında fizik tedavi ajanları (parafin, girdap banyosu, kontrast banyo, su içi ultrason, düşük yoğunluklu lazer, transkutanöz elektriksel sinir stimulasyonu), karpal kemik mobilizasyonu, sinir kaydırma egzersizleri, kinezyobantlama, miyofasiyal masaj ve yoga tercih edilebilir.

Konservatif tedavilere yanıt vermeyen veya tanı anında ağır derecede KTS teşhisi konulan hastalarda cerrahi tedavi düşünülmelidir. Cerrahi tedavi, Ortopedi ve Travmatoloji veya Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanlarınca gerçekleştirilmektedir. Ağır vakalarda hem konservatif tedavinin hem cerrahinin başarı şansı ne yazık ki düşüktür. Bu nedenle KTS ile uyumlu şikayetleri olan hastaların vakit kaybetmeden bir Nöroloji veya Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon (FTR) uzmanına muayene olması gerekmektedir.