Berna Kılıç
Dilara Alkaç
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

TÜTÜN KULLANIMI VE MESANE KANSERİ

Şafak Turgut
Şafak Turgut
  • 09.04.2022
  • TÜTÜN KULLANIMI VE MESANE KANSERİ için yorumlar kapalı
  • 15 kez okundu

Prof. Dr. Hayrettin ŞAHİN

Tarihten günümüze ‘Hayat’ devam ediyor. Hayatta her şey var elbette. Yaşam boyu ise sağlıklı yaşamak isteriz. Sağlık vazgeçilmezimiz. Bugün yine çok değerli bir Doktor var köşemde. Daha öncede önemli konuları hazırlayan Prof. Dr. Hayrettin Şahin. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı. ‘Tütün Kullanımı Ve Mesane Kanseri’ sevilen Hekim Şahin’in kaleminden:

TÜTÜN KULLANIMI ve MESANE KANSERİ

Tütün kullanımı, ilk kez Amerika kıtasında başlamış olup oradan bütün dünyaya yayılarak 1570’lerde Osmanlı coğrafyasına girmiştir. Fehmi Yılmaz’ın “Osmanlı İmparatorluğu’nda Tütün: Sosyal, Siyasî ve Ekonomik Tahlili (1600-1833)” isimli doktora tezinden; tütünün Türkiye’de ilk defa ilimizde (Milas’ta) 1583’te üretildiğini öğreniyoruz. Dünya’da değişik dillerde sigara kullanımı “çekmek” veya “dumanmak” kelimeleriyle kullanılırken bizim dilimizde “içmek” kelimesiyle kullanılmaktadır. Tütün, 4000’inden fazla zararlı kimyasal madde içermekte olup bunların 60’dan fazlasının kansere sebep olduğu bilinmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her 10 ölümden birinin nedeni tütün kullanımına bağlı doğrudan veya dolaylı gelişen hastalıklardır. Tütün kullanımının sebep olabileceği hastalıklar arasında en çok bilinenleri; kalp ve damar hastalıkları ile akciğer kanseri başta olmak üzere kronik obstrüktif akciğer hastalıklarıdır. Bunlar, halk arasında en çok bilinen hastalıklar olmakla birlikte; tütün kullanımı (sigara, puro, nargile gibi) bir çok hastalığın doğrudan ya da dolaylı nedenidir. Bu yazıda, tütün kullanımının çok bilinen (kalp-damar ve akciğerlere) zararlı etkilerinden değil; idrar torbası (mesane) kanseri gelişimi üzerindeki olumsuz etkisinden bahsedeceğim. Bu etki, genellikle toplumda bilinmemekte ya da çok az bilinmektedir. Tütün kullanımının idrar yolları üzerindeki en bilinen ve artık yadsınamaz şekilde kabul edilen zararlı etkisi, mesane kanseri (idrar torbası) gelişimi üzerine olan etkidir.Tütün kullanımı, hem mesane kanseri gelişimine neden olurken hem de mesane kanseri nedeniyle tedavi olanlarda kanserin tekrar etmesine (nüks) yol açar. Mesane kanserlerinde tütün kullanımı, olguların %50’sinde görülmekte olup mesane kanseri gelişmesinin en önemli risk faktörü olarak kabul edilir. Bu risk, sigara içme süresi ve sigara içme yoğunluğu ile artar. Toplumda son yıllarda, daha az zararlı olduğu düşünülerek düşük katranlı sigara tüketiminin arttığı görülmektedir. Ancak mesane kanseri geliştirme riski açısından sigaranın düşük katranlı olmasının bir faydası yoktur, yani yüksek katranlı sigaralar gibi aynı oranda mesane kanseri gelişimine yol açmaktadır. Yine son yıllarda elektronik sigara kullanımının giderek arttığı gözlenmektedir. Elektronik sigara kullanımının mesane kanseri gelişimi üzerine etkisi yeterince değerlendirilememiştir. Çünkü bu tür etkilerin araştırılması bazen on yıllar alabilmektedir. Elektronik sigara kullanımının toplumda göreceli de olsa kullanımı yenidir. Bu çalışmaların sonuçları ileriki yıllarda daha net alınabilecektir. Bununla birlikte, elektronik sigara kullananların idrarlarında kanserojenler tespit edilmiştir. O nedenle; mesane kanserinden korunmak açısından, elektronik de olsa sigara ya da tütün ürünlerinin kullanılmaması gerekmektedir. Bir de doğrudan tütün ürünlerinin tüketilmesinin yanı sıra ‘pasif içicilik’ diye bir kavram vardır. Pasif içicilik, başkalarının içtikleri veya yanan tütün ürününden -sigara, puro, pipo, nargile, elektronik sigara gibi- kaynaklanan dumanın solunmasıdır. Pasif içicilik de, mesane kanseri gelişimi yönünden risk oluşturmaktadır. Bu nedenlerle biz Ürologlar mesane kanseri tanısı koyduğumuz hastalara sigara başta olmak üzere tütün ürünü içip içmediklerini sorarız. İçiyorlarsa, bırakmaları gerektiğini şiddetle vurgularız. Bazı hastalarımız bizim bu önerimizi kendilerini sigarayı bıraktırmak amacıyla korkutmak için söylediğimizi aslında mesane kanseri ile sigaranın ilişkili olmadığını düşünmektedirler ve maalesef bazıları tüm ısrarlarımıza karşın kullanmaya devam etmektedirler. Oysa, mesane kanseri tanısı koyduğumuz hastalarda tütün kullanımının bırakılması hastaya iki yönden katkı sağlayacaktır. Bunlardan ilki; sigaranın bırakılması ile genel sağlıkta (kalp ve akciğerlerde) oluşacak iyileşme mesane kanserli hastanın tedavisindeki başarıyı olumlu yönde etkileyecektir. Bu etki kemoterapi alan hastalarda daha belirgin olacaktır. İkincisi ise; hastadaki mevcut mesane kanseri tedavi edilse bile, mesane kanserleri nüks etme (tekrarlama) riski çok yüksek olan bir hastalıktır. O nedenle hastalarımızın da çok iyi bildiği gibi biz bu hastaları 3 ayda bir sistoskopi dediğimiz idrar torbası içinin ışıkla bakılması işlemini yaparız. İşte, tütün kullanımı devam ederse mesane kanserinin tekrar etme olasılığı da artacaktır. Yazımı mesane kanseri tanısı koyduğumuz hastalara söylediğim cümle ile bitireyim; ‘sigara içiyorsanız bundan sonra içmemeniz gerekiyor, sadece içmemek değil sigara içilen yerde bile bulunmamanız gerekiyor’. Bu yazının konusu gereği tütün kullanımının mesane kanseri üzerine etkilerinden bahsettik. Ancak; diğer sayısız olumsuz etkisi nedeniyle, dileğimiz tütün ürünlerinin hiç kullanılmaması, bir şekilde başlanmış ise de en kısa sürede bırakılmasıdır.

Prof. Dr. Hayrettin ŞAHİN

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı