İNSAN SAĞLIĞIMI EKONOMİMİ?
- 30.10.2020
- İNSAN SAĞLIĞIMI EKONOMİMİ? için yorumlar kapalı
- 223 kez okundu
Beklenen oldu ve Corona -19 darbe indiriyor ülkeye . Tüm Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de günlük vaka sayılarının on binlerde seyrettiği iddia ediliyor. Sağlık Bakanının son açıklamalarında belirttiği gibi 16 milyon nüfuslu İstanbul’da vaka sayısı %85 artarken diğer bazı illerde de durum oldukça vahim . Bazı illerde vaka artış sayısı % yüz.
Vaka sayısının artışında bir kişinin üç kişiye bulaştırdığı belirtilirken ,vaka sayılarının artışının önlenmesi için yeni yasaklar getirilmesinin kaçınılmaz olduğu belirtiliyor . Nüfusu yüksek olan illerde başta İstanbul ,Ankara, İzmir ve diğer illerde acilen önlemler alınmadığı takdirde tüm ülkeye yayılmasının kaçınılmaz olduğu ortadayken önlemlerin alınmaması şu soruyu akla getiriyor . İNSAN SAĞLIĞIMI EKONOMİMİ?
Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, koronavirüs vakalarının yoğun olduğu İstanbul’da toplu taşıma araçlarındaki yoğunluğa dikkat çekerken , Amerika ve Avrupa ülkelerinde yapılan çalışmalarda virüsün bulaş ortamlarının ilk başında aile içi, ikinci sırada iş yerleri, üçüncü sırada toplu taşıma araçlarının geldiğini söylüyor. Ancak bunun Türkiye için geçerli olmasının mümkün olmadığını belirten Prof. Dr. Ceyhan, “Çünkü Türkiye’de toplu taşıma araçları bu ülkelerden daha kalabalık. Özellikle İstanbul’da yollar çok uzun sürüyor. Toplu taşıma aracı ne kadar kalabalıksa, o insanların içinde ne kadar çok tedbirlere uymayan, maskesini düzgün takmayan varsa ve temas süresi ne kadar uzunsa risk o kadar artıyor. Bunların hepsini bir araya koyduğunuzda özellikle İstanbul ve diğer büyük illerde aynı etkenler söz konusu maalesef” diyor.
‘ÇOK ACİL, HİÇ BEKLEMEDEN KADEMELİ MESAİ’
Prof. Dr. Ceyhan, bu konu hakkında yapılması gerekenlere ilişkin, “İstanbul’u düşünün, trafiğe koyduğunuz ekstra her araç, trafikte ekstra sıkışıklığa yol açacaktır. Bu da insanların 1 saatte gideceği yere 1,5-2 saatte gideceği anlamına gelir. Bu, temas süresini uzattığı için riski artırır. Bunun yerine etkinliği gösterilmiş tek çözüm mesailerin kademelendirilmesi ve esnek mesai. Bunu parça parça yaparsanız, yani kamuda yapıp özel sektörde uygulamazsanız ya da tersini yaparsanız bunun etkinliği az oluyor. Ama İstanbul öyle bir duruma gelmiş ki çok acil, hiç beklemeden bu kademeli mesaiye geçilmesi lazım” diyor.
‘ESNEK ÇALIŞMA, ONLİNE ÇALIŞMA’
Bu tedbirlerin tüm illerde alınması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ceyhan, “Kalabalıkların oluştuğu bütün şehirlerde aynı anda başlatılması lazım; çünkü biz maalesef lokal tedbirler alarak salgını kontrol altına alma dönemini geçirdik. Alınacak bütün önlemler Türkiye’nin her yerine uygulanmalıdır. Esnek çalışmaya, online çalışmaya adapte olmalıyız. ‘Öyle olunca da şöyle işler aksıyor’ diye bahane geliştirmemeliyiz. Bu bir zorunluluk. Toplu taşımada insanları yan yana sıkıştırarak bir araya getirmenin bulaş riskini artıracağı kesin. Türkiye’de toplu taşıma araçları bence iş yerlerinden daha büyük risk taşıyor” diyor.
‘EN BÜYÜK FAKTÖR SÜPER BULAŞTIRICILAR’
Prof. Dr. Ceyhan, bunun dışında süper bulaştırıcılara dikkat çekerek, “Bu hastalıkta biz ‘süper bulaştırıcı’ diye bir tanımla karşılaştık. Bu vakaların katlanarak artmasına neden olan en büyük faktör süper bulaştırıcılar. Hastalananların büyük kısmı hiç bulaştırmıyor hastalığı, bir kısmı 1-2 kişiye bulaştırıyor bir kısmı da yüzlerce kişiye bulaştırabiliyor. Bunu önlememizin en etkili yolu toplanmalara sayı sınırlaması koymak. O düğüne, kısıtladığınız sayıda insanı alsaydınız orada 35 yerine 5 kişi hastalanırdı. Süper bulaştırıcıları bulmanın yolu hasta bulduğunuz kişi kimden aldı, birçok insan aynı yerden aldıysa o bulaştıranı orada bulup izole etmemiz gerekir”
MUĞLA’DA DURUM
Başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerin Muğla gibi şehirlerle ulaşımı devam ettiği sürece vaka sayısının artması da kaçınılmazdır. Ancak nüfusu az kentlerde alınan yerel önlemler önemli hale geliyor . En riskli yerler pazarlar , mahalle bakkalları . Geçenlerde pazara gittim bazı gözlemlerim oldu . Başta pazarcı maske takmıyor hala . Mahalle bakkalları da maske takmıyor. Hatta alışverişe gelenlerde de genellikle maske yok . Bakkala neden ‘maske takmıyorsun” diye sorduğumda aldığım cevap “Ben kalbimi bozmuyorum “ oldu . Gülermisin ağlarmısın .. Ne alakası var. Pazarlarda ve bakkallarda hiç denetim görmedim .Denetimler göstermelik değil sürekli olmalı ..
- Barajlarda yeterli su varken ,Barajlardan Bodruma verilen su miktarı yarıya indirilmiş! - 16 Eylül 2025
- Muğla’da bir ilk daha yaşanacak - 28 Şubat 2025
- Domuzlar köylerden sonra neden Turistik merkezlere iniyorlar? - 16 Ocak 2025
- AÇ KAPA BEKLE DÜZELİR ! - 23 Aralık 2024
- Muğla Ormanları Neden Yanıyor? - 18 Ekim 2024
- Avlaklar Torbacılara açık gerçek avcılara kapalı! - 14 Eylül 2024
- Cankurtaranlar nerede ? - 29 Temmuz 2024
- Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Özel Güvenlikci Terörü. - 10 Mayıs 2024
- YEREL SEÇİMLER - 11 Mart 2024
- MUĞLA BÜYÜKŞEHİR ADAYI OSMAN GÜRÜN’ÜN DANIŞMANIMI ? - 12 Ocak 2024
