MUĞLA BUNLARI HAKETMİYOR !

Kazım Tokuç
Kazım Tokuç
  • 22.07.2020
  • MUĞLA BUNLARI HAKETMİYOR ! için yorumlar kapalı
  • 227 kez okundu

Son günlerde Muğla’da  caniler tarafından Üniversiteli  kız öğrencilerin öldürülmesi  mutlaka tarihe düşülecektir . Muğla gibi sosyal yönü gelişmiş insanların yaşadığı bir il sınırları içinde hem de üç Üniversiteli genç kızın katledilmesi olacak şey değil .

İkisi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi biriside Muğlalı Ispartada Süleyman Demirel üniversitesinde okuyan kız öğrenciler , ilişki içinde oldukları kişiler tarafından katledildiler .

Son olayda 16 Temmuz’dan beri kayıp olan Pınar Gültekin’in eski sevgilisi Cemal Metin Avcı tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı. Suçunu itiraf eden Avcı, Pınar’ı önce boğarak öldürdü, sonra bulunmasın diye ormanlık alana götürüp bir varilde yakarak üzerine beton döktü. Cemal Metin Avcı evli ve bir çocuk babası . Maddi durumu çok iyi ,bir süre önce eşinden ayrıldığı ,ancak tekrar barıştırıldığı söyleniyor.

İkinci cinayet yine Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğrencisi Zeynep Şehpınar Muğla’da milli boksör Selim Ahmet Kemaloğlu (26) tarafından dövülüp, göğsünden bıçaklanarak öldürüldü. Zeynep Şenpınar’ın öldürülmeden 2 hafta önce polis merkezine giderek sevgilisi Kemaloğlu tarafından şiddet gördüğü için şikayetçi olduğu, ertesi gün ise şikayetini geri aldığı ortaya çıktı .

Isparta’da Süleyman Demirel Üniversitesinde öğrenci MuğlalıGüleda Cankel (19), Muğla‘dan ziyaretine gelen erkek arkadaşı olduğu öne sürülen Zafer P. adlı kişi tarafından öldürüldü. Genç kızın önce boğazının sıkıldığı, sonra bıçaklandığı belirlendi.

Üç üniversiteli  genç kızının öldürülmesi başta Muğla olmak üzere tüm ülkede tepkiyle karşılandı . Kadın oluşumları Muğla ve İstanbul’da sokağa döküldü .  ADD Muğla Şubesi başkanıAvukat Cüneyt Erkmen Özbayır ‘ARTIK YETER ‘ başlıklı yazılı açıklamasında bakın ne diyor ;

ARTIK YETER.!!

“Son olarak ilimiz sınırları içerisinde işlenen kadın cinayetlerine Pınar Gültekin isimli genç bir kadın daha eklendi ve toplum olarak çaresiz yenisini bekleme durumunda kalmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyoruz. ADD Muğla Şubesi olarak Devlet yetkilileri/kurumları/ilgili kuruluşların kadına yönelik şiddet konusunda gerçekten bir şeyler yapmak için harekete geçmelerini istemek ve beklemek en doğal hakkımızdır. İstanbul sözleşmesini imzalamakla Devlet Kadına yönelik her türlü şiddeti önlemek, kadınları korumak ve bunun için yasal düzenlemeleri yapmak durumundadır. Duyuyoruz ki İstanbul sözleşmesinden vazgeçecek adımların atılması yolunda bazı çalışmalar varmış. Bunu düşünmek dahi istemiyoruz.

Bu kaçıncı ARTIK YETER!! haykırışlarımız. Kadın cinayetlerine ansal tepkiler verilerek o anki duygusal durumumuzu ortaya koyuyor ve ardından her zamanki adam sendecilik ve vurdumduymazlıkla rutin yaşamımıza dönüyoruz. Olan canlarımıza oluyor. Ne yazık ki erkek egemen bir kültür içerisinde kadın yurttaşların erkek yurttaşların sahip olduğu hakların tıpkısına sahip olduğu gerçeğini bin bir türlü mazeretle gizlemenin derdindeyiz.

İstanbul sözleşmesinde anlamını bulan kadına karşı her türlü şiddetin önlenmesi ve aile içi şiddetin tüm mağdurlarının korunmasının Devletlerin alacağı önlemlerin yanı sıra esas faktörün tüm yurttaşların toplumsal cinsiyete dayalı mağduriyet konularında eğitim, bilinçlendirme çabalarına katılımlarının sağlanması ve erkek egemen kafaların artık değiştirilmesi olduğunun ayırdına varma zamanıdır.

Biz Atatürkçü Düşünce Derneği Muğla Şubesi olarak Genel Merkezimizin de Mustafa Kemal’in belirlediği değişmez çizgisinden hareketle kadına karşı şiddetin karşısında olduğumuzu, kadın cinayetlerine dur demenin bir zorunluluk olduğunu belirtiyor, kadına yapılan ayrımcılık ve şiddetin bir insan hakkı ihlali olduğunun altını kalın çizgilerle çiziyor ve bir kez daha, bir daha yinelememek için ARTIK YETER diyoruz.”