100 Yıllık Zeytin Ağaçlarına , 24 Saatte Kıydılar
Muğla’ya özel hazırlanan, “Zeytin Kıyım Yasası”, 24 saatlik bir maratondan sonra komisyonda kabul edildi.
AKP’nin “siyasi” olarak diz çöktüremediği Muğla için hazırladığı “adrese teslim” yasasının dün sabah saat 10.00 da başlayan görüşmeleri gergin başladı. Muhalefete karşı “saldırgan” tutumu ile tanınan AKP’li Mustafa Varank’ın Komisyon Başkanı olması, muhalefeti iyice gerdi.
Komisyona gelirken, muhalefet milletvekillerinin ”önünü kestiğini”, “üzerine yürüdüğünü” ve kendisini “darp ettiklerini” iddia eden Varank, komisyon çalışmalarını sinirli bir şekilde açtı.
Bu nedenle Muğla’dan gelen zeytin üreticilerini komisyona almadı. Küçük gelen salonun değiştirilmesine ve müzakerelerin büyük bir salonda yapılması önerisine karşı çıktı, direndi..
Akbelen’den gelen ve başlarına zeytin dalları saran köylüler ve çevre aktivistleri toplantıya alınmayınca, Meclis kapısı önünde oturma eylemi başlattı. İkizköy Muhtarı Nejla Işık, yasa teklifinin geri çekilmesini istedi ve “bu yasa yarın veya yarından da yakın hepimizin malına mülküne çökecek” diye haykırdı.
Salon dışındaki kavganın sesleri komisyon salonuna kadar geliyordu.
Muhalefet sıra kapaklarına vurarak AKP’lileri konuşturmadı. Varank, kısa sürede, muhalefetin baskısına dayanamayarak geri adım atmak zorunda kaldı. Önce, daha büyük bir komisyon salonuna geçildi. Daha sonra da Muğla-Akbelen’den gelen zeytin üreticisi çiftçi temsilcilerini salona almak zorunda kaldı
Varank’ın İsrail Korkusu…
CHP Muğla Milletvekilleri, yasaya karşı direndi. Yaptıkları konuşmalarla daha önce reddedilen yasanın yine geri çekilmesini istediler.
Örneğin CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, zeytin ağaçlarını kurtarmak için termik santralin, kömür yerine doğal gazla çalıştırılmasını ve gaza dönüştürülmesini önerdi. Bu sayede, kömür bulmak için verilen sosyolojik rahatsızlıkların, çevre kıyımlarının ve ağaç kıyımlarının tamamının önüne geçilmiş olunacağını da hatırlattı
Uzun, “şahsa özel bir yasa” ile karşı karşıya olduklarını belirtti ve yasanın “Yatağan, Milas sınırına kadar olan Bencik, Eskihisar, Köklük mahallelerini içine alan bir alanda, Milas, İkizköy, Akbelen, Ören, Hüsamlar bölgesini içine alan bir bölgede ve oradaki santrallerin kömür ihtiyacı için getirildiğini” vurguladı.
Uzun’un önerisine önce Komisyon Başkanı Mustafa Varank karşı çıktı. Türkiye’nin doğal gazda dışarıya bağımlı bir ülke olduğunu hatırlatan eski bakan Mustafa Varank, “İsrail’in gaz yataklarına saldırma” ihtimalinden söz etti: ” Şu anda İsrail, İran’a saldırmaya devam ediyor. Gaz yataklarına saldıracak mı, saldırmayacak mı bilmiyoruz. Her şeyimizi doğal gaza bağlayıp ondan sonra havaya bakacak durumda bir ülke değiliz” dedi.
Zeytin Bir Saksı Çiçeği Değildir
“Burada bir kentin kaderini tartışıyoruz” diyerek başladı konuşmasına CHP’li Gizem Özcan. Zeytinliklerin sadece birer üretim alanı değil, onların birer ekosistem olduğunu anlattı. Özcan, zeytin ağacının bir saksı çiçeği olmadığını da vurguladı:
“ Deniliyor ki: Zeytin ağacını sökeriz, başka yere taşırız, yerine de yenisini dikeriz. Sanki mesele bir saksı çiçeğini alıp bir yerden öteki bir saksıya koymakmış gibi. Oysa zeytin ağacı saksı çiçeği değildir. Zeytin ağacı köküyle, yaşar, toprağıyla, iklimiyle, faunasıyla birlikte bir ekosistemdir.”
Varank, Muğla Dağlarında Arıcılık Yapmış
CHP’li Süreyya Öneş Derici ise. Bodrum’lu olduğunu belirterek konuşmasına başladı. Genelde Bodrum, Marmaris, Fethiye’deki yazlıklarına gelenlerin Akbelen’i ve zeytin ağaçlarının ne olduğunu bilemeyeceğini vurguladı:
“Akbelen’e geldiniz mi? Yok, gelmediniz ama bu köylüleri tanırsınız, ağaçlara sarılıyorlardı. Biz Muğla’da zeytini yeriz, zeytinyağını içeriz, bir yerimiz yaralandığında zeytini vücudumuza süreriz çünkü bu bizim geçim kaynağımızdır, tarımımızdır; oradaki yok olan su kaynakları bizim varlığımızdır. Muğla bir tarım kentidir, turizm kentidir ve kültür kentidir.”
AKP’li komisyon Başkanı Mustafa Varank, her konuşmadan sonra yaptığı gibi, Derici’ye de cevap verdi. Hayatında bir kere arabayla Bodrum’dan geçtiğini, onun da bir saat sürdüğünü hatırlatarak, Bodrum trafiğinden şikayet etti.
“Denizi sevmediğini” de söyleyen Mustafa Varank, CHP’li Süreyya Öneş Derici’den kendisini dağda misafir etmesini istedi. Varank, “ben sizin dağlarınızda arıcılık yapmış bir arkadaşınızım” diyerek deniz yerine dağları tercih ederek Muğla dağlarında arıcılık yaptığını anlattı.
Zeytin kıyım yasası tüm engellemelere rağmen 24. Saatin sonunda maalesef Sanayi Komisyonu’nda kabul edildi.
Yasa teklifinin genel kuruldaki görüşmeleri sırasında da Zeytin üreticileri Ankara’ya gelerek eylem yapacaklar.
Emin VAROL
