• 17.03.2025
  • için yorumlar kapalı
  • 162 kez okundu

“Yüzyıllardır Kadınlara karşı sürdürülen Cadı avı ,bu gün Suriyede  Alevi Kadınlara karşı sürüyor ”

Erkek egemen sistemin kadın bedenini hedef alan sistematik şiddeti, tarihten günümüze farklı biçimlerde devam etmektedir.

Kadın katliamları, münferit değil, kadın cinsiyetine yönelik organize ve kolektif imha politikasıdır. Yüzyıllar önce başlayan ve günümüzde hala devam eden cadı avı, bugün Alevi kadınlar üzerinde yeni bir şiddet dalgası olarak karşımıza çıkmaktadır.

Tarih boyunca erkeklerin savaşlarının “ganimeti” olarak görülen kadınlar, “cadı” damgasıyla, “namus” kisvesiyle, “savaş stratejisi” adı altında katledilmiştir.

Dün Ezidi kadınlar IŞİD’in sistematik tecavüz ve köleliğine maruz kalırken, bugün Suriye’deki Alevi kadınlar benzer bir kadın kırımıyla karşı karşıya kalmaktadırlar.

Dünya kamuoyu ise bu sistematik şiddete karşı sessizliğini korumaktadır.

Aleviler tarih boyunca eşit yurttaşlık hakkından mahrum bırakılmış, kimlikleri yok sayılmış, inançları tanınmamış ve toplumun “ötekisi” olarak konumlandırılmıştır. Bu dışlanma politikası sadece bireysel değil, kurumsal ve sistemik bir ayrımcılık olarak varlığını sürdürmüştür. Alevi toplumunun varlığına dair meşruiyet tanınmaması, onları vatansız ve güvencesiz bir konuma iterken, bugün gelinen noktada bu toplumun mensupları “katli vacip” olarak hedef gösterilmektedir. Bu tarihsel dışlanma ve ötekileştirme, özellikle Alevi kadınları üzerinde çifte bir ayrımcılık ve şiddet olarak tezahür etmektedir. Hem inanç kimliğinden hem de kadın olmanın getirdiği dezavantajlı konumdan dolayı, Alevi kadınları patriyarkal sistemin en ağır yükünü taşımaya zorlanmaktadır.

Alevilerin katledilmesine dair dünyanın hiçbir yerinde hukuki süreçler işletilmemiş, sorumlular hesap vermemiştir. Bununla beraber Alevi kadınlar, patriyarkal kontrol mekanizmasının en vahşi biçimde yok saydığı kesim olmuştur.

KADIN BEDENİ SAVAŞ ALANI DEĞİLDİR!

Bosna’dan Ruanda’ya, Myanmar’dan Ukrayna’ya, Irak’tan Suriye’ye kadar savaş bölgelerinde kadınlar, sistematik tecavüz silahıyla köleleştirilmiş ve öldürülmüştür. Bu işkenceden sağ kurtulanlar ise çoğu zaman kendi toplumları tarafından kabul edilmemiş, etkin destek mekanizmalarından yoksun bırakılmış, bir daha asla hayata bağlanamamıştır.

Cinselleştirilmiş şiddetin yalnızca “ordunun moralini yükseltmek” veya “düşman toplumunu yıkmak” için verilen taktiksel bir emir değil, bu şiddet, erkek egemen sistemin içselleştirilmiş şiddetinden kaynaklanmaktadır. Erkek şiddeti, savaşta “kontrolsüz bir ortamda” açığa çıkan bir sapma değil; patriyarkal kültür tarafından beslenen ve barış zamanında da var olan yıkıcı bir güçtür.

Savaşta tecavüzün “emirsiz” gerçekleştiği anlatısı, failleri sorumluluktan kurtarmaya yönelik bir erkek dayanışması stratejisidir. Tecavüz, “düşman topraklarında” gerçekleşen kontrolsüz bir sapma değil, patriyarkal iktidarın doğal bir uzantısıdır. Erkekler barışta da, savaşta da kadın bedeni üzerinde egemenlik kurmak için şiddet uygular.

FEMİNİST DİRENİŞ VE DAYANIŞMA ÇAĞRISI!

Kadın mücadelesinin yüzyıllardır sürdürdüğü direniş geleneğiyle, cinselleştirilmiş savaş şiddetinin faillerinin sadece emir verenlerde değil, erkek egemen kültürün tüm yapılarında aranması gerektiğini haykırıyoruz. Bu şiddet, kadınların ikincilleştirildiği, nesneleştirildiği ve erkek egemenliğinin normalleştirildiği her yerde potansiyel olarak mevcuttur.

 

Ortaçağ’dan günümüze süren cadı avlarının her biçimine karşı yüzyıllardır direnen kadınların mirasını sahipleniyoruz. Bedenlerimiz, üzerinde erkeklerin tahakküm kuracağı alanlar değildir! Erkek savaşlarının “taktiksel ganimeti” olmayı reddediyoruz. Kadın katliamlarının her türüne karşı, tüm kadınlarla dayanışma içinde mücadelemizi sürdürüyoruz.

– Kadın kırımının ayrı bir savaş suçu olarak tanınması için uluslararası yasal düzenlemeler talep ediyoruz.

– Kadınların, kendi hayatları ve bedenleri üzerinde tam kontrol sahibi olma hakkını savunuyoruz.

– Farklı kimliklerden, inançlardan ve coğrafyalardan kadınlar olarak dayanışmamızı büyütüyoruz.

– Şiddetin kökenindeki erkeklik kodlarını ve iktidar ilişkilerini reddediyoruz.

– Suriye’deki Alevi kadınlara yönelik şiddetin görünür kılınması ve sorumluların yargılanması için mücadele ediyoruz.

– Savaş mağduru kadınlara yönelik etkin destek mekanizmalarının oluşturulmasını talep ediyoruz.

Dünya kamuoyunu Suriye’deki Alevilere yönelik katliamlara karşı ses çıkarmaya Suriye’deki Alevi katliamı nedeniyle uluslararası yaptırımlara tabi tutulmasını, Suriye’de yaşayan tüm azınlıklara ve Alevilere eşit yurttaşlık hakkı tanınmasını ve yaşam haklarının garanti altına alınmasını talep ediyoruz. Kadın katili cihadist çetelerin uluslararası yapılar tarafından aklanmaya çalışılmasını kabul etmiyoruz. Ödül yerine Alevi katliamından sorumlu olanların Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından ivedi olarak yargılanmasını ve cezalandırılmasını talep ediyoruz.”diye açıklamada bulundular .

Kazım TOKUÇ

“Sizin rantınız, bizim zeytinimizden değerli değildir! “
Çevreci Haluk Özsoy yaptığı açıklamada ;”Bugün adliye önündeki Adalet Nöbetimizde sadece toplanmadık, hesap sorduk! Muğla’nın kalbine saplanmak istenen çimento fabrikası...
Muğla’da Sporun Mevsimi Yok
Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin çocukların yaz tatilini sporla iç içe ve verimli geçirmeleri amacıyla düzenlediği Yaz Spor Kursları, okulların açılmasıyla sona...
Menteşe’nin 66 Mahallesi İçin Ortak Çözüm Masası
Muğla Büyükşehir Belediyesi, mahallelerin ihtiyaçlarını doğrudan muhtarlardan dinlemek amacıyla düzenlediği toplantılara Menteşe’de devam etti. 13 ilçesi ve 574 mahallesi bulunan...
Arda Güler ödülünü aldı
Geçen yıl Şampiyonlar Ligi’nde ‘sezonun çıkış yapan futbolcusu’ seçilen Arda Güler, efsane Luis Figo’dan ödülünü aldı. Bütün Bernabeu onu alkışladı....
Çöpten Hurda Toplayan Türk Genç Mühendis Oldu “Bu Gurur Hepimizin”
Adana’da bir sokak var. Sabahın erken saatinde, tekerlekleri gıcırdayan bir el arabasının sesi geliyor. Çocuk, o arabayı iterken kağıt topluyor....
2 TAKIM ARASINDAN ŞAMPİYON DÜĞEREK GÜNEŞSPOR!
Muğla Dostluk Turnuvası’nda şampiyon Düğerek Güneşspor U-9 Takımı oldu.  2018-2019 doğumlu sporcuların mücadele ettiği ve 12 takımın katıldığı turnuvanın finalinde...
Vefanın Adı: Ömür Boyu Kombine
Vefa, İstanbul’da sadece bir semt adı değildir; sadakatin, sahip çıkmanın ve geçmişe duyulan saygının adıdır. Deplasmanda karşılaştığımız Mardin 1969 Spor...
HAYDİ TÜRKİYE DMD HASTASI SİRAÇ İÇİN BİR KEZ DAHA EL ELE!..
  Marmaris’te Sosyal Dayanışma örneği olarak tarihe geçecek konserde; Muğlalı 11 Müzik Sanatçısı ve grup, DMD Hastası Siraç’a destek için...
Büyükşehir Okçularından Türkiye Şampiyonası’nda İki Madalya
Muğla Büyükşehir Belediyesi Okçuluk Takımı sporcuları, Antalya’da düzenlenen 2026 Para Okçuluk Türkiye Şampiyonası’nda (TSP-3) takım kategorilerinde bir gümüş ve bir...
7. İdil Biret Festivali Başlıyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından dünyaca ünlü piyanist İdil Biret adına düzenlenen 7. İdil Biret Festivali, 14-17 Eylül tarihleri arasında Datça,...
GÖRME ENGELLİ KEDİLER YENİ YUVASINA KAVUŞUYOR
 Bodrum Yalıkavak Lions Kulübü, Bodrum Belediyesi’nin desteğiyle hayata geçirdiği örnek sosyal sorumluluk projesini başarıyla tamamladı. 2025 yılında düzenlenen “Köpek Güzellik...
Mimari Fikirler Ödülle Buluştu
Muğla Yeni Sosyal Alanına Kavuşacak Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin “Yerel Hafıza, Evrensel Gelecek” sloganıyla Sosyal, Kültürel ve İdari Hizmetler Binası için...
SELİN SÜMBÜLTEPE’DEN NEŞELİ BİR MEYDAN OKUMA: “NAZAR ETME”
Söz ve bestesi Selin Sümbültepe’ye, düzenlemesi ise Mehmet Mutlu’ya ait olan şarkının klip yönetmenliğini Taha Balta üstlendi. Kıskançlığa ve başkalarının...
MARMARİS’E KAZANDIRDIĞI MARKALARLA BİLİNEN AKGÜL TİCARET ODASI BAŞKANLIĞINA ADAY
Ekim ayında yapılacak Marmaris Ticaret Odası (MTO) seçimlerinde turizm sektöründe Marmaris’e kazandırdığı Bono Good Times ve Fredonia Coffee markalarrıyla tanınan...
Muğla’da Üreticinin Emeğine Çevre Dostu Koruma
2026 Yılının İlk Tuzakları Hamitköy’de Yerleştirildi Muğla Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz meyve sineğiyle mücadele kapsamında uyguladığı çevre dostu ve kalıntısız biyoteknolojik...