Çöpten Hurda Toplayan Türk Genç Mühendis Oldu “Bu Gurur Hepimizin”
Adana’da bir sokak var. Sabahın erken saatinde, tekerlekleri gıcırdayan bir el arabasının sesi geliyor.
Çocuk, o arabayı iterken kağıt topluyor. Hurda topluyor. Kalabalık bir ailenin çocuğu — evde dokuz kardeş, herkese ekmek yetsin diye herkes bir işe koşuyor.
Kimse ona “sen mühendis olacaksın” demiyor. O sokakta böyle bir şey söylenmez zaten.
Ama çocuğun aklında bir şey var. Bir gün bir makineyi anlamak, bir devreyi çözmek, elindeki hurdanın içindeki o küçük parçaların neye yaradığını öğrenmek istiyor.
Yıllar geçiyor. Okul, sınav, yine okul. Parası olmadığı için değil, olmadığı halde devam ediyor.
Mekatronik mühendisi oluyor.
Sonra bir şey daha yapıyor: işitme engelli insanların konuşabilmesi için bir yazılım geliştiriyor. İşaret dilini yazıya, yazıyı işaret diline çeviren bir sistem. Dünyada 500 milyon insanın derdine düşüyor — hiç tanımadığı, hiç görmediği insanların.
2023’ün Mayısı’nda İstanbul’da bir yarışmaya giriyor. Dünya ikincisi oluyor.
İki ay sonra Çin’de bir yarışmaya giriyor. Dünya üçüncüsü oluyor.
Kendisi şöyle diyor, gazeteye:
“Sokaktan kağıt toplayan o insan artık dünyaya yazılım satacak.”
Bunu söylerken kimse alkışlamıyor. Kamera yok, sahne yok. Sadece bir röportaj metni.
…
Asıl mesele burada değil zaten.
Bugün geldiği köylere geri dönüyor. Çocuklara anlatıyor — hurda toplarken de, mühendis olduktan sonra da aynı elleri kullandığını. Fark eden tek şeyin, o ellerle ne yapmaya karar verdiği olduğunu.
Bir sokak çocuğunun elinde hurda mı vardı, yoksa gelecek mi vardı? Adana bunu geç anladı. Belki de hiç kimse ona o gün “aferin” demedi.
Ama şimdi bir sürü çocuk, elindeki hurdaya farklı bakıyor.
Daha azını gör
