Turizmde 2026 Alarmı: Milletvekili Özcan Bakanlığa Risk ve Eylem Planını Sordu
CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, Türkiye turizm sektörünün 2026 sezonuna yüksek enflasyon, artan maliyetler, pahalı destinasyon algısı, savaş ve enerji krizi nedeniyle ciddi kırılganlıklarla girdiğini belirterek Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle TBMM’ye yazılı soru önergesi verdi.
Özcan, önergesinde turizmin yalnızca döviz kazandırıcı bir faaliyet olmadığını; istihdam, yerel kalkınma, küçük esnafın ayakta kalması, kadın ve genç istihdamı, bölgesel gelir dağılımı ve sosyal refah bakımından stratejik bir sektör olduğunu vurguladı. Muğla, Antalya, Aydın, İzmir ve Balıkesir gibi kıyı illerinde turizm sezonunda yaşanan her dalgalanmanın geniş bir toplumsal alanı etkilediğini belirten Özcan, “Otellerden restoranlara, kafelerden tekne işletmelerine, seyahat acentelerinden taksicilere, pazarcılardan küçük üreticilere, turizm emekçilerinden yerel yönetimlere kadar herkes bu tablonun doğrudan muhatabıdır” dedi.
Pandemi Sonrası Toparlanma Bitiyor
Önergesinde 2025 yılında küresel turizm gelirlerinin 1,8 trilyon dolara ulaştığını, uluslararası turist sayısının ise 1,5 milyar kişiyi aştığını hatırlatan Özcan, Türkiye’nin 2025 yılında elde ettiği yüksek ziyaretçi ve gelir rakamlarının küresel toparlanma sürecinin bir yansıması olduğunu ifade etti. Ancak Özcan, 2026 sezonunda makro-politik belirsizlikler, bölgesel savaşlar, hava sahası güvenliği, ulaşım koridorları ve enerji maliyetlerinin turizm sektörü açısından ciddi riskler yarattığını belirtti.
“Riskler biliniyordu, Bakanlık ne yaptı?”
Sektör temsilcilerinin Orta Doğu’daki savaşların ve krizlerin etkisiyle erken rezervasyonlarda zayıflama yaşandığını, rezervasyonlarda yüzde 20’ye varan düşüşler görüldüğünü ve iptallerin arttığını dile getirdiğini belirten Özcan, bu uyarılara rağmen Bakanlığın kamuoyuna açıklanmış kapsamlı bir risk ve eylem planı bulunmadığını kaydetti. Özcan, Bakan Ersoy’a şu soruyu yöneltti: “2026 turizm sezonunda erken rezervasyonlarda düşüş, rezervasyon iptallerinde artış, enerji ve ulaşım maliyetlerinde yükselme ile toplam talepte daralma riski önceden öngörülebilir olduğu hâlde, Bakanlığınız tarafından neden kamuoyuna açıklanmış kapsamlı bir ‘2026 Turizm Risk ve Eylem Planı’ hazırlanmamıştır?”
Orta gelirli turistler açısından Türkiye’nin fiyat avantajını zayıflıyor
CHP’li Özcan, Türkiye turizminin 2026 yılında karşı karşıya olduğu temel sorunlardan birinin de yüksek enflasyon ve maliyet artışları nedeniyle ülkenin giderek pahalı bir destinasyon hâline gelmesi olduğunu vurguladı. Ziyaretçi başına ortalama harcamanın 2025 yılında 1.008 dolara, gecelik harcamanın ise 100 dolar seviyesine yükselmesinin Hükûmet tarafından “nitelikli turizm” göstergesi olarak sunulduğunu belirten Özcan, bu tablonun tek yönlü değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Özcan, “Gıda, enerji, akaryakıt, kira, personel, finansman ve tedarik maliyetlerindeki artışlar turizm işletmelerinin fiyatlarını yukarı çekmekte; bu durum orta gelirli turistler açısından Türkiye’nin fiyat avantajını zayıflatmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
“Tanıtım kampanyaları yetmez, bütünlüklü kriz yönetimi gerekir”
Enerji ve petrol fiyatlarındaki artışların uçuş, transfer, akaryakıt, elektrik, doğal gaz, gıda tedariki ve lojistik maliyetleri üzerinden turizm sektörünü doğrudan etkilediğini belirten Özcan, Bakanlığın yalnızca tanıtım kampanyalarıyla yetinemeyeceğini vurguladı.
Özcan, Bakan Ersoy’a şu soruları yöneltti:
“Bölgesel savaşlar, hava sahası güvenliği sorunları ve enerji maliyetlerindeki artışın Türkiye turizmini etkileyeceği bilindiği hâlde Bakanlığınız hangi somut tedbirleri almıştır?”
“Sektörün enerji, ulaşım ve finansman maliyetlerini hafifletmeye yönelik neden özel bir destek mekanizması oluşturulmamıştır?”
“Turizmde yaşanacak daralmanın küçük esnafı ve turizm emekçilerini de etkileyeceği açıkken, yerel ekonomiyi koruyacak bir sosyal destek programı neden hazırlanmamıştır?”
Özcan, Bakanlığın 2026 sezonuna ilişkin riskleri, destek mekanizmalarını ve kriz yönetim planını kamuoyuna açıklaması gerektiğini belirtti.
