“Hukukun üstünlüğünde Tanzimat öncesi düzeye geriledik”

“Hukukun üstünlüğünde Tanzimat öncesi düzeye geriledik”
  • 29.05.2025
  • “Hukukun üstünlüğünde Tanzimat öncesi düzeye geriledik” için yorumlar kapalı
  • 242 kez okundu

 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla Milletvekili Avukat Gizem Özcan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu’nda Karayolları Trafik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri sırasında bir konuşma yaptı. Özcan, Türkiye’de adalet sisteminin yaşadığı yapısal krize dair değerlendirmelerde bulundu.

“Hukuk derin bir aşınma ve dezenformasyonla karşı karşıya ”

Konuşmasına adalet sistemine ilişkin istatistikler hakkında bilgi vererek başlayan Özcan, hukukun üstünlüğünün yalnız teknik bir hukuk tartışması değil, devletin meşruiyetiyle, yurttaşın güvenliği ve demokrasinin derinliğiyle doğrudan ilgili olduğunu ifade etti. Özcan, “Oxford destekli “Our World in Data” araştırmasına göre, 2024 yılı itibarıyla Türkiye’nin hukukun üstünlüğüne dair puanı yalnızca 0,18. Karşılaştırma yapmak gerekirse yapılan hukuk tarihi çalışmalarına göre 1789 yılında Türkiye’nin bu alandaki puanı 0,20’ydi yani hukukun üstünlüğü bakımından neredeyse III. Selim ve Tanzimat öncesi düzeye gerilemiş durumdayız. Başka bir örnek ise Dünya Adalet Projesi’nin 2023 Raporu’na göre Türkiye hukukun üstünlüğü açısından 142 ülke arasında 117’nci sırada oluşu. Bu sıralama hem bölgesel hem de küresel ortalamanın altında olduğumuz anlamına da geliyor. Kısacası, hukukun taşıyıcı sütunları derin bir aşınma ve deformasyonla karşı karşıya. Yurttaş açısından ise bu tablo her geçen gün daha fazla keyfiyet, daha az güvenlik ve daha çok belirsizlik demek” dedi.

“Hâkimlerimiz adalet üretmiyor, dosya tüketmek zorunda kalıyor”

2024 yılına dair adalet istatistiklerinin çarpıcı niteliksel veriler sunduğunu ifade eden Özcan, “Adli yargı ilk derece mahkemelerinde görev yapan 10 bin 413 hâkim yalnızca bu yıl içinde 9 milyon 300 bin dosyayla karşı karşıya kaldı. Bu, hâkim başına düşen yıllık ortalama dosyanın 892’ye çıktığı anlamına geliyor. 2021’de bu sayı 710’du yani sadece üç yılda yüzde 25’lik bir artış söz konusu. Hesapladığımızda, 1 hâkim her iş gününde ortalama 3 ila 4 dosyada karar vermek zorunda kalıyor. Bu dosyalara hâkim başına sadece 1,5 ila 2 saat arası zaman ayrılabiliyor yani hâkimlerimiz adalet üretmiyor, dosya tüketmek zorunda kalıyor. Yargı artık kendi yükünü zor taşır hâle gelmiş durumda. Bu tablo sadece yoğunluk anlamına gelmiyor, aynı zamanda hukuken niteliksiz uygulamalarla mahkûmiyet anlamına da geliyor. Yüksek iş yükü altında ezilen bir yargı mensubunun ne delilleri hakkıyla incelemesi ne tarafları sabırla dinlemesi ne de içtihatlara uygun bir gerekçe oluşturması mümkün olmuyor. Bu, yalnızca adli hataların artması değil, masum insanların yıllarca yargılamaya tabi tutulması, suçluların cezasız kalması, adaletin askıya alınması demek” dedi.

Mesele Ekrem İmamoğlu meselesi!

19 Mart yargı darbesinin Türkiye’de adaletin siyasallaştığını ve yargının bir baskı aracına dönüştüğünü açık bir şekilde gözler önüne serdiğini vurgulayan Özcan, “İlk dalgada 106 kişi hakkında gözaltı kararı verildi, 31’i tutuklandı. İkinci dalgada 52 gözaltı, 18 tutuklama oldu. Sonraki süreçte belediye çalışanları, bürokratlar ve yöneticiler sistematik biçimde yargı tacizine uğradı. Bu operasyonlar sadece bir yargı soruşturması değil, halkın seçilmiş iradesine açık bir müdahaledir. Siyasallaşmış yargı, hukuku intikam aracına dönüştürerek kamusal alanda da kamusal yönetimde de kaos ve güvensizlik üretiyor. Bu dosyalar ve operasyonlar, adaletin çöküşünün, hukukun siyasetin vesayeti altına girmesinin simgeleri olarak da hafızalara kazınacak. Yargılanan Ekrem İmamoğlu değil, halkın iradesidir. Mesele Ekrem İmamoğlu meselesidir. Mesele, mahkeme kararları kılıfı altında milyonlarca yurttaşın seçme hakkının yok sayılmasıdır” ifadelerini kullandı.

 “Adaletsizliği bir yangından daha çabuk önlemeliyiz”

İmamoğlu’nun Beylikdüzü dosyasını örnek gösteren Özcan, duruşmalar arasında üç aya yakın süre bırakıldığını, bu haliyle davanın baskı ve sindirme amacı taşıdığını belirtti. Özcan, “Bu sürecin gösterdiği şey aslında çok net: Yargı adaleti tesis etmekten ziyade, bir baskı, bir sindirme ve siyasallaştırma aracı olarak kullanılmakta. İktidarın karşısında olan her kesimin üzerine bu tür yargı tacizleriyle gidilmektedir. Unutmayalım ki eğer yargıçlar hukuka göre değil, siyasilere göre pozisyon alıyorsa orada artık hukuk yoktur, sadece tahakküm vardır” dedi.

Heraklitos’tan alıntı yaparak konuşmasını sürdüren Özcan, “Adaletsizliği bir yangından daha çabuk önlemeliyiz. Çünkü bu yangın sadece adliyeleri değil, toplumsal vicdanı da yakıyor. Adaleti yeniden tesis etmek sadece hukukçuların değil, bu Meclisin de tarihî sorumluluğudur. Ya bu sorumluluğu cesaretle üstleneceğiz ya da adaletin külleri arasında bir hukuk devletini kaybedeceğiz” uyarısında bulunarak sözlerini tamamladı.

Haber Merkezi

“Sizin rantınız, bizim zeytinimizden değerli değildir! “
Çevreci Haluk Özsoy yaptığı açıklamada ;”Bugün adliye önündeki Adalet Nöbetimizde sadece toplanmadık, hesap sorduk! Muğla’nın kalbine saplanmak istenen çimento fabrikası...
Muğla’da Sporun Mevsimi Yok
Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin çocukların yaz tatilini sporla iç içe ve verimli geçirmeleri amacıyla düzenlediği Yaz Spor Kursları, okulların açılmasıyla sona...
Menteşe’nin 66 Mahallesi İçin Ortak Çözüm Masası
Muğla Büyükşehir Belediyesi, mahallelerin ihtiyaçlarını doğrudan muhtarlardan dinlemek amacıyla düzenlediği toplantılara Menteşe’de devam etti. 13 ilçesi ve 574 mahallesi bulunan...
Arda Güler ödülünü aldı
Geçen yıl Şampiyonlar Ligi’nde ‘sezonun çıkış yapan futbolcusu’ seçilen Arda Güler, efsane Luis Figo’dan ödülünü aldı. Bütün Bernabeu onu alkışladı....
Çöpten Hurda Toplayan Türk Genç Mühendis Oldu “Bu Gurur Hepimizin”
Adana’da bir sokak var. Sabahın erken saatinde, tekerlekleri gıcırdayan bir el arabasının sesi geliyor. Çocuk, o arabayı iterken kağıt topluyor....
2 TAKIM ARASINDAN ŞAMPİYON DÜĞEREK GÜNEŞSPOR!
Muğla Dostluk Turnuvası’nda şampiyon Düğerek Güneşspor U-9 Takımı oldu.  2018-2019 doğumlu sporcuların mücadele ettiği ve 12 takımın katıldığı turnuvanın finalinde...
Vefanın Adı: Ömür Boyu Kombine
Vefa, İstanbul’da sadece bir semt adı değildir; sadakatin, sahip çıkmanın ve geçmişe duyulan saygının adıdır. Deplasmanda karşılaştığımız Mardin 1969 Spor...
HAYDİ TÜRKİYE DMD HASTASI SİRAÇ İÇİN BİR KEZ DAHA EL ELE!..
  Marmaris’te Sosyal Dayanışma örneği olarak tarihe geçecek konserde; Muğlalı 11 Müzik Sanatçısı ve grup, DMD Hastası Siraç’a destek için...
Büyükşehir Okçularından Türkiye Şampiyonası’nda İki Madalya
Muğla Büyükşehir Belediyesi Okçuluk Takımı sporcuları, Antalya’da düzenlenen 2026 Para Okçuluk Türkiye Şampiyonası’nda (TSP-3) takım kategorilerinde bir gümüş ve bir...
7. İdil Biret Festivali Başlıyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından dünyaca ünlü piyanist İdil Biret adına düzenlenen 7. İdil Biret Festivali, 14-17 Eylül tarihleri arasında Datça,...
GÖRME ENGELLİ KEDİLER YENİ YUVASINA KAVUŞUYOR
 Bodrum Yalıkavak Lions Kulübü, Bodrum Belediyesi’nin desteğiyle hayata geçirdiği örnek sosyal sorumluluk projesini başarıyla tamamladı. 2025 yılında düzenlenen “Köpek Güzellik...
Mimari Fikirler Ödülle Buluştu
Muğla Yeni Sosyal Alanına Kavuşacak Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin “Yerel Hafıza, Evrensel Gelecek” sloganıyla Sosyal, Kültürel ve İdari Hizmetler Binası için...
SELİN SÜMBÜLTEPE’DEN NEŞELİ BİR MEYDAN OKUMA: “NAZAR ETME”
Söz ve bestesi Selin Sümbültepe’ye, düzenlemesi ise Mehmet Mutlu’ya ait olan şarkının klip yönetmenliğini Taha Balta üstlendi. Kıskançlığa ve başkalarının...
MARMARİS’E KAZANDIRDIĞI MARKALARLA BİLİNEN AKGÜL TİCARET ODASI BAŞKANLIĞINA ADAY
Ekim ayında yapılacak Marmaris Ticaret Odası (MTO) seçimlerinde turizm sektöründe Marmaris’e kazandırdığı Bono Good Times ve Fredonia Coffee markalarrıyla tanınan...
Muğla’da Üreticinin Emeğine Çevre Dostu Koruma
2026 Yılının İlk Tuzakları Hamitköy’de Yerleştirildi Muğla Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz meyve sineğiyle mücadele kapsamında uyguladığı çevre dostu ve kalıntısız biyoteknolojik...