‘21. YILINDA YAPI STOKUMUZ GÜVENLİ Mİ?’

‘21. YILINDA YAPI STOKUMUZ GÜVENLİ Mİ?’
  • 13.08.2020
  • ‘21. YILINDA YAPI STOKUMUZ GÜVENLİ Mİ?’ için yorumlar kapalı
  • 387 kez okundu

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şubesi Yönetim Kurulu:

 

 

 

17 Ağustos 1999 yılında yaşanan ve ülke tarihimizin sonuçları itibariyle en acı depremlerinden biri olan 7.4 büyüklüğündeki GÖLCÜK Merkezli depreminin üzerinden 21 yıl geçti. Resmi sonuçlara göre 18.873 insanımız yaşamını yitirdi. Yapılarımızın %25’i, kullanılamaz hale geldi. Bir milyondan fazla insanımız evsiz kaldı.

İnşaat Mühendisleri Odası olarak deprem gerçeğini unutmadık, unutmayacağız. 17 Ağustos 1999 Gölcük ve daha sonra yaşadığımız diğer depremler de ortaya çıkan her acının yükünü omuzlarımızda, acısını ise kalbimiz de taşıyoruz.

Bilinmesi gerekir ki depremler sadece can kayıpları ortaya çıkarmaz.Meydana geldikleri bölgenin altyapısını ve ekonomik düzenini bozmakla kalmayıp, bulaşıcı ve salgın hastalıklar, yaralanma, psikolojik sorunlar, sakat kalma, pazar kaybı, üretim ve gelir kaybı, enflasyon, acil yardım harcamaları, işsizlik ve planlanan yatırımların gecikmesi, çevrenin bozulması ve çevre sorunları gibi önemli sonuçlar doğurmaktadır.

 

               17 Ağustos Depremiyle birlikte yaşamış olduğumuz depremler ve Ocak 2020 tarihinde yaşadığımız Elazığ-Sivrice Depremi, yapı stokumuzun halen güvenli olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur. Üzülerek söylemek gerekir ki; deprem güvenliği bakımından 1999 yılından daha iyi durumda değiliz.Var olan yapı stokunun deprem riski giderilememiş, “yara sarma” anlayışıyla günün kurtarılmasına çalışılmıştır.

 

17 Ağustos Deprem yıkımının 21. Yılında Önemle belirtmeliyiz ki: Mühendislik hizmeti almadan kaçak olarak üretilmiş yapıların süresiz olarak yasal hale getirilmiş olması, devletin sorumluluğunda olması gereken can ve mal güvenliği bir kenara atılmıştır.

Temel sorun yara sarmak değil, insanlarımızı yıkılacak yapıların altında bırakmamaktır. Tüm yasal kurallara uyarak onun bedelini ödeyen konut ve yapı sahipleriyle birlikte, işini doğru yapan mühendis ve mimarlar cezalandırılmıştır.

 

 

Depreme karşı yapı stokunu güvenli hale getirmek iddiasıyla başlatılan kentsel dönüşüm uygulamaları, yeni sorun alanları yaratmaktadır.”Riskli alan”, “riskli yapı” belirlenmesindeki adaletsizlik, keyfilik ve hukuksuzluk ve hak kayıplarına yol açmıştır.

Bugünkü kentsel dönüşüm yasası ve var olan mevzuatlar; kentsel dönüşüm uygulamaları için temel beklenti olan sağlıklı ve yaşanabilir bir çevrede, güvenli yapılarda oturmak anlayışını karşılayamamıştır.

 

 

Artık ülkemiz de bilinmeyen bir fay hattı yoktur. Durmadan fayları ve depremi konuşmak insanları depremin yıkıcı etkisinden korumaz. Geniş bir seferberliğe, geniş bir işbirliğine ihtiyaç vardır.

Profesyonel mühendislik yaşamının düzenleyicisi olması gereken Odamız ve diğer meslek odalarının yetkileri giderek bilinçli bir şekilde azaltılmış hatta ortadan kaldırılmıştır. Oysa bilimsel ölçekte kent planlarının yapılması, mesleki yetkinliğe dayalı yapı denetim sisteminin kurulması, nitelikli bir mühendislik eğitimi koşullarının sağlanması, mühendislik hizmetlerindeki kalitenin yükseltilmesi, İnşaat Mühendisliği Bölüm ve Programlarıyla ilgili kontenjanların azaltılması,3458 Sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkındaki Yasanın değiştirilmesi ve meslek alanımızla ilgili olarak bir “MESLEK YASASININ” çıkarılması zorunludur.

Açıklıkla söylenebilir ki bugün ticari kaygı teknik kaygının önüne geçmiş, bilgi, beceri ve liyakat sahibi yöneticilerin yerini şirket ve cemaat ilişkileri almıştır. Meslek odası, üniversiteler ve endüstri kuruluşları arasında olması gereken işbirlikleri görmezden gelinerek yok sayılmıştır. Bu anlayış değişmelidir.

Kentlerimiz depreme hazırlıklı hale getirilmeli, deprem vergileriyle toplanan 35 milyar dolar yapı stokunu deprem güvenlikli hale getirmek için kullanılmalıdır.

İmar barışı nedeniyle kaçak ve mühendislik hizmeti almayan veya ruhsatlı olup da üzerine yeni kaçak katlar yapılan yapıların yaşanacak bir depremde ayakta kalma şansları yoktur. Bu yapılar öncelikle yıkılmalıdır.

Kıt kanaat geçinmeye çalışan insanların yapılarını deprem güvenlikli hale getirmeleri mümkün değildir. Sosyal Devlet anlayışı çerçevesinde konut stoku yenilenmelidir.

Bir doğa olayı olan depremin doğal afete dönüşmesini önlemenin yolu, planlama-kentleşme, tasarım,uygulama ve yapı denetim sisteminin sağlıklı bir şekilde işlemesinden geçmektedir.

Yapı üretim sürecinin önemli bir parçası olması gereken “Şantiye Şefliği” konusu çözümün değil, sorunun bir parçası olmuştur. Farklı meslek disiplinleri ve uzmanlık alanları dikkate alınmadan şantiye şeflerinin görevlendirilmesi, bilime ve bilgiye aykırıdır.

 

 

SONUÇ OLARAK

 

Yeni yapılacak olan yapıların, “Bina Deprem Yönetmeliği” dikkate alınarak bilim, teknoloji ve mühendislik ilkeleri doğrultusunda yapılması can ve mal güvenliğinin sağlanması bakımından büyük bir önem taşımaktadır.

Var olan yapı stokumuz güvenli olmaktan uzaktır. Ayrıca kendi kendisine yıkılan yapıların varlığı ve tümüyle kaçak olarak yapılan yapıların af kapsamına alınmış olmaları da kentlerimizin büyük bir risk altında olduğunun önemli bir işaretidir.

Deprem yönetmeliğinin ve depreme dayanıklı yapı üretilmesinin ana unsuru inşaat mühendisleridir. Bu nedenle inşaat mühendislerinin iyi yetişmiş olmalarıgerekir. Bu duruma rağmen Fiziki şartları yetersiz, öğretim kadroları son derece zayıf, laboratuvarı olmayan ve oldukça fazla kontenjana sahip okulların inşaat mühendisliği diploması veren okullara dönüşmüş olması kabul edilemez.

Her afetten sonra sık sık yapılan “yara sarma” anlayışından kurtulup; bilimin, tekniğin ve aklın gerektirdiği işleri yapmak gerekir

Can ve mal güvenliğinin sağlanması için depreme dayanıklı yapı üretmekten başka bir yol yoktur.”

 

Önceki dönem Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, CHP’den istifa ettiğini açıklayarak Özgür Özel’in genel başkanlığında kurulan Yeni Parti’ye destek...
Yatağan Pazaryeri yenilendi
Muğla Büyükşehir Belediyesi Yatağan’da 17 milyon 305 bin TL yatırımla pazar yerini yeniledi. Modern altyapısı, güçlendirilen çatısı ve serinletme sistemiyle...
Lavanta Hasat Şenliği 30 Temmuz’da Koku Vadisi’nde Başlıyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi, 30 Temmuz Perşembe günü Koku Vadisi’nde düzenleyeceği Lavanta Hasat Şenliği ile doğa, üretim ve kültürü aynı etkinlikte...
FİLENİN SULTANLARI ŞAMPİYON
Türkiye, Brezilya ile oynayacağı final mücadelesinde kupayı ülkeye kazandırmak için parkeye çıkacak. Filenin Sultanları, Brezilya’yı yenerek Milletler Ligi’nde şampiyon oldu!...
Büyükşehir Sporcuları Satrançta Başarılarını Sürdürüyor
  Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü satranç sporcuları uluslararası turnuvalarda önemli başarılara imza attı.  Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü sporcusu Ayaz...
Filenin Sultanları Finalde
Filenin Sultanları Finalde! Türkiye, Çin’i Geçerek Şampiyonluk Maçına Yükseldi A Milli Kadın Voleybol Takımı, Voleybol Milletler Ligi yarı finalinde Çin’i...
GİZEM ÖZCAN GENEL BAŞKAN YARDIMCISI OLDU
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel tarafından Merkez Yönetim Kurulu üyeleri belirlendi. Buna göre Gizem Özcan Hukuk, Seçim İşlerinden Sorumlu...
Türklerin çok daha kolay yerleşebildiği 3 ülke! Valizle gidiliyor
Yurt dışında yaşamak isteyen Türk vatandaşları için bazı ülkeler, sundukları esnek oturum politikaları ve düşük yaşam maliyetleriyle öne çıkıyor.Yurtdışında yeni...
Muğla İstihdam Ofisleri İş Birliğini Güçlendiriyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Muğla İstihdam Ofisleri, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) ve Bodrum Ticaret Odası (BODTO)...
Fethiyede ki Feci Kazada Halk Eğitim Merkezi’nde çalışan Şuna Demirer vefat etti
MUĞLA’nın Fethiye ilçesinde, 2 otomobilin çarpıştığı kazada Suna Demirer (42) öldü, 2 kişi yaralandı. Kaza, saat 09.30 sıralarında Fethiye-Antalya kara...
Muğla Siyasetinde Yeni Süreç
CHP’nin Muğla’daki üç milletvekilinin de istifa ederek Yeni Parti saflarına katılması, kentte siyasi dengeleri değiştirebilecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor....
ARAS VE KÖKSAL , ŞU AŞAMADA CHP’DEN İSTİFA ETMEYECEKLERİNİ AÇIKLADI
Özgür Özel’in istifası ve yeni parti sürecinin ardından gözlerin çevrildiği Muğla’da, ‘mutlak butlan’ kararını reddederek Özgür Özel’e desteklerini açıklayan Muğla...
Tamer Mandalinci: “CHP’de kalmaya devam edeceğim”
Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, yeni siyasi süreçte Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) kalacağını açıkladı. 24 Temmuz Basın Bayramı dolayısıyla Bodrum’da...
Başkan Aras’tan Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü Mesajı 24 Temmuz 1908’de basın emekçilerinin sansüre karşı gösterdiği cesur duruş, ülkemizin özgürlük...
Kadınların eşitlik, adalet ve demokrasi mücadelesini aynı inanç, azim ve kararlılıkla büyütmeye devam edeceğiz.
Milletin iradesine, örgütümüzün emeğine, kadınların gücüne ve mücadelesine olan inancımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.Görevler gelip geçer, ancak inanç, emek ve mücadele baki...