‘21. YILINDA YAPI STOKUMUZ GÜVENLİ Mİ?’

‘21. YILINDA YAPI STOKUMUZ GÜVENLİ Mİ?’
  • 13.08.2020
  • ‘21. YILINDA YAPI STOKUMUZ GÜVENLİ Mİ?’ için yorumlar kapalı
  • 395 kez okundu

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şubesi Yönetim Kurulu:

 

 

 

17 Ağustos 1999 yılında yaşanan ve ülke tarihimizin sonuçları itibariyle en acı depremlerinden biri olan 7.4 büyüklüğündeki GÖLCÜK Merkezli depreminin üzerinden 21 yıl geçti. Resmi sonuçlara göre 18.873 insanımız yaşamını yitirdi. Yapılarımızın %25’i, kullanılamaz hale geldi. Bir milyondan fazla insanımız evsiz kaldı.

İnşaat Mühendisleri Odası olarak deprem gerçeğini unutmadık, unutmayacağız. 17 Ağustos 1999 Gölcük ve daha sonra yaşadığımız diğer depremler de ortaya çıkan her acının yükünü omuzlarımızda, acısını ise kalbimiz de taşıyoruz.

Bilinmesi gerekir ki depremler sadece can kayıpları ortaya çıkarmaz.Meydana geldikleri bölgenin altyapısını ve ekonomik düzenini bozmakla kalmayıp, bulaşıcı ve salgın hastalıklar, yaralanma, psikolojik sorunlar, sakat kalma, pazar kaybı, üretim ve gelir kaybı, enflasyon, acil yardım harcamaları, işsizlik ve planlanan yatırımların gecikmesi, çevrenin bozulması ve çevre sorunları gibi önemli sonuçlar doğurmaktadır.

 

               17 Ağustos Depremiyle birlikte yaşamış olduğumuz depremler ve Ocak 2020 tarihinde yaşadığımız Elazığ-Sivrice Depremi, yapı stokumuzun halen güvenli olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur. Üzülerek söylemek gerekir ki; deprem güvenliği bakımından 1999 yılından daha iyi durumda değiliz.Var olan yapı stokunun deprem riski giderilememiş, “yara sarma” anlayışıyla günün kurtarılmasına çalışılmıştır.

 

17 Ağustos Deprem yıkımının 21. Yılında Önemle belirtmeliyiz ki: Mühendislik hizmeti almadan kaçak olarak üretilmiş yapıların süresiz olarak yasal hale getirilmiş olması, devletin sorumluluğunda olması gereken can ve mal güvenliği bir kenara atılmıştır.

Temel sorun yara sarmak değil, insanlarımızı yıkılacak yapıların altında bırakmamaktır. Tüm yasal kurallara uyarak onun bedelini ödeyen konut ve yapı sahipleriyle birlikte, işini doğru yapan mühendis ve mimarlar cezalandırılmıştır.

 

 

Depreme karşı yapı stokunu güvenli hale getirmek iddiasıyla başlatılan kentsel dönüşüm uygulamaları, yeni sorun alanları yaratmaktadır.”Riskli alan”, “riskli yapı” belirlenmesindeki adaletsizlik, keyfilik ve hukuksuzluk ve hak kayıplarına yol açmıştır.

Bugünkü kentsel dönüşüm yasası ve var olan mevzuatlar; kentsel dönüşüm uygulamaları için temel beklenti olan sağlıklı ve yaşanabilir bir çevrede, güvenli yapılarda oturmak anlayışını karşılayamamıştır.

 

 

Artık ülkemiz de bilinmeyen bir fay hattı yoktur. Durmadan fayları ve depremi konuşmak insanları depremin yıkıcı etkisinden korumaz. Geniş bir seferberliğe, geniş bir işbirliğine ihtiyaç vardır.

Profesyonel mühendislik yaşamının düzenleyicisi olması gereken Odamız ve diğer meslek odalarının yetkileri giderek bilinçli bir şekilde azaltılmış hatta ortadan kaldırılmıştır. Oysa bilimsel ölçekte kent planlarının yapılması, mesleki yetkinliğe dayalı yapı denetim sisteminin kurulması, nitelikli bir mühendislik eğitimi koşullarının sağlanması, mühendislik hizmetlerindeki kalitenin yükseltilmesi, İnşaat Mühendisliği Bölüm ve Programlarıyla ilgili kontenjanların azaltılması,3458 Sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkındaki Yasanın değiştirilmesi ve meslek alanımızla ilgili olarak bir “MESLEK YASASININ” çıkarılması zorunludur.

Açıklıkla söylenebilir ki bugün ticari kaygı teknik kaygının önüne geçmiş, bilgi, beceri ve liyakat sahibi yöneticilerin yerini şirket ve cemaat ilişkileri almıştır. Meslek odası, üniversiteler ve endüstri kuruluşları arasında olması gereken işbirlikleri görmezden gelinerek yok sayılmıştır. Bu anlayış değişmelidir.

Kentlerimiz depreme hazırlıklı hale getirilmeli, deprem vergileriyle toplanan 35 milyar dolar yapı stokunu deprem güvenlikli hale getirmek için kullanılmalıdır.

İmar barışı nedeniyle kaçak ve mühendislik hizmeti almayan veya ruhsatlı olup da üzerine yeni kaçak katlar yapılan yapıların yaşanacak bir depremde ayakta kalma şansları yoktur. Bu yapılar öncelikle yıkılmalıdır.

Kıt kanaat geçinmeye çalışan insanların yapılarını deprem güvenlikli hale getirmeleri mümkün değildir. Sosyal Devlet anlayışı çerçevesinde konut stoku yenilenmelidir.

Bir doğa olayı olan depremin doğal afete dönüşmesini önlemenin yolu, planlama-kentleşme, tasarım,uygulama ve yapı denetim sisteminin sağlıklı bir şekilde işlemesinden geçmektedir.

Yapı üretim sürecinin önemli bir parçası olması gereken “Şantiye Şefliği” konusu çözümün değil, sorunun bir parçası olmuştur. Farklı meslek disiplinleri ve uzmanlık alanları dikkate alınmadan şantiye şeflerinin görevlendirilmesi, bilime ve bilgiye aykırıdır.

 

 

SONUÇ OLARAK

 

Yeni yapılacak olan yapıların, “Bina Deprem Yönetmeliği” dikkate alınarak bilim, teknoloji ve mühendislik ilkeleri doğrultusunda yapılması can ve mal güvenliğinin sağlanması bakımından büyük bir önem taşımaktadır.

Var olan yapı stokumuz güvenli olmaktan uzaktır. Ayrıca kendi kendisine yıkılan yapıların varlığı ve tümüyle kaçak olarak yapılan yapıların af kapsamına alınmış olmaları da kentlerimizin büyük bir risk altında olduğunun önemli bir işaretidir.

Deprem yönetmeliğinin ve depreme dayanıklı yapı üretilmesinin ana unsuru inşaat mühendisleridir. Bu nedenle inşaat mühendislerinin iyi yetişmiş olmalarıgerekir. Bu duruma rağmen Fiziki şartları yetersiz, öğretim kadroları son derece zayıf, laboratuvarı olmayan ve oldukça fazla kontenjana sahip okulların inşaat mühendisliği diploması veren okullara dönüşmüş olması kabul edilemez.

Her afetten sonra sık sık yapılan “yara sarma” anlayışından kurtulup; bilimin, tekniğin ve aklın gerektirdiği işleri yapmak gerekir

Can ve mal güvenliğinin sağlanması için depreme dayanıklı yapı üretmekten başka bir yol yoktur.”

 

“Sizin rantınız, bizim zeytinimizden değerli değildir! “
Çevreci Haluk Özsoy yaptığı açıklamada ;”Bugün adliye önündeki Adalet Nöbetimizde sadece toplanmadık, hesap sorduk! Muğla’nın kalbine saplanmak istenen çimento fabrikası...
Muğla’da Sporun Mevsimi Yok
Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin çocukların yaz tatilini sporla iç içe ve verimli geçirmeleri amacıyla düzenlediği Yaz Spor Kursları, okulların açılmasıyla sona...
Menteşe’nin 66 Mahallesi İçin Ortak Çözüm Masası
Muğla Büyükşehir Belediyesi, mahallelerin ihtiyaçlarını doğrudan muhtarlardan dinlemek amacıyla düzenlediği toplantılara Menteşe’de devam etti. 13 ilçesi ve 574 mahallesi bulunan...
Arda Güler ödülünü aldı
Geçen yıl Şampiyonlar Ligi’nde ‘sezonun çıkış yapan futbolcusu’ seçilen Arda Güler, efsane Luis Figo’dan ödülünü aldı. Bütün Bernabeu onu alkışladı....
Çöpten Hurda Toplayan Türk Genç Mühendis Oldu “Bu Gurur Hepimizin”
Adana’da bir sokak var. Sabahın erken saatinde, tekerlekleri gıcırdayan bir el arabasının sesi geliyor. Çocuk, o arabayı iterken kağıt topluyor....
2 TAKIM ARASINDAN ŞAMPİYON DÜĞEREK GÜNEŞSPOR!
Muğla Dostluk Turnuvası’nda şampiyon Düğerek Güneşspor U-9 Takımı oldu.  2018-2019 doğumlu sporcuların mücadele ettiği ve 12 takımın katıldığı turnuvanın finalinde...
Vefanın Adı: Ömür Boyu Kombine
Vefa, İstanbul’da sadece bir semt adı değildir; sadakatin, sahip çıkmanın ve geçmişe duyulan saygının adıdır. Deplasmanda karşılaştığımız Mardin 1969 Spor...
HAYDİ TÜRKİYE DMD HASTASI SİRAÇ İÇİN BİR KEZ DAHA EL ELE!..
  Marmaris’te Sosyal Dayanışma örneği olarak tarihe geçecek konserde; Muğlalı 11 Müzik Sanatçısı ve grup, DMD Hastası Siraç’a destek için...
Büyükşehir Okçularından Türkiye Şampiyonası’nda İki Madalya
Muğla Büyükşehir Belediyesi Okçuluk Takımı sporcuları, Antalya’da düzenlenen 2026 Para Okçuluk Türkiye Şampiyonası’nda (TSP-3) takım kategorilerinde bir gümüş ve bir...
7. İdil Biret Festivali Başlıyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından dünyaca ünlü piyanist İdil Biret adına düzenlenen 7. İdil Biret Festivali, 14-17 Eylül tarihleri arasında Datça,...
GÖRME ENGELLİ KEDİLER YENİ YUVASINA KAVUŞUYOR
 Bodrum Yalıkavak Lions Kulübü, Bodrum Belediyesi’nin desteğiyle hayata geçirdiği örnek sosyal sorumluluk projesini başarıyla tamamladı. 2025 yılında düzenlenen “Köpek Güzellik...
Mimari Fikirler Ödülle Buluştu
Muğla Yeni Sosyal Alanına Kavuşacak Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin “Yerel Hafıza, Evrensel Gelecek” sloganıyla Sosyal, Kültürel ve İdari Hizmetler Binası için...
SELİN SÜMBÜLTEPE’DEN NEŞELİ BİR MEYDAN OKUMA: “NAZAR ETME”
Söz ve bestesi Selin Sümbültepe’ye, düzenlemesi ise Mehmet Mutlu’ya ait olan şarkının klip yönetmenliğini Taha Balta üstlendi. Kıskançlığa ve başkalarının...
MARMARİS’E KAZANDIRDIĞI MARKALARLA BİLİNEN AKGÜL TİCARET ODASI BAŞKANLIĞINA ADAY
Ekim ayında yapılacak Marmaris Ticaret Odası (MTO) seçimlerinde turizm sektöründe Marmaris’e kazandırdığı Bono Good Times ve Fredonia Coffee markalarrıyla tanınan...
Muğla’da Üreticinin Emeğine Çevre Dostu Koruma
2026 Yılının İlk Tuzakları Hamitköy’de Yerleştirildi Muğla Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz meyve sineğiyle mücadele kapsamında uyguladığı çevre dostu ve kalıntısız biyoteknolojik...