AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete Emin Varol ‘a Konuştu

AK Parti Muğla teşkilatında her şey, 31 Mart 2024 mahalli seçimleriyle başladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iş insanı Aydın Ayaydın’ı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday göstermesi teşkilatın tepkisine neden oldu. Mardinli olan Ayaydın AKP’ye geçmeden önce, DYP-ANAP ve 3 yıl önce de CHP’de Milletvekilliği yapmıştı.
AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete ve teşkilat Aydın Beyin adaylığına itiraz etti, “yanlış aday” dedi. Yıllardır teşkilatta görev yapan Kadem Mete’nin gönlünde “seçimi kazanabilecek” başka bir aday vardı.
Ankara, itirazlara kulağını tıkadı. Ve Aydın Ayaydın seçimi büyük bir farkla kaybetti.
AK Parti Muğla’da adeta “hezimete” uğradı ve CHP karşısında, tarihinde görülmemiş bir yenilgi aldı. Büyükşehir dışında yedi ilçe belediye başkanlığından beşini kaybetti. Elinde sadece iki belediye başkanlığı kaldı. 2019 seçimlerinde CHP ile arasındaki %8 olan oy farkı, %23’e çıktı.
Muğla’da AK Parti için 31 Mart 2024 seçimleri tam bir fiyasko oldu…
Seçimden sonra, Muğla teşkilatındaki “çatlak” daha da büyüdü. Seçimi kaybeden Aydın Ayaydın’ın desteklediği iddia edilen İl Başkanı Haluk Laçin ve yeni yönetim, AK Parti Milletvekilleri Kadem Mete ve Yakup Otgöz’e karşı tavır aldı.
Oysa Haluk Laçin, Kadem Mete’nin Marmaris İlçe Başkanlığı yaptığı dönemde Datça İlçe Başkanıydı. Muğla’daki il toplantılarına Datça’dan Marmaris’e gelir ve Kadem Mete’yi de arabasına alarak Muğla’ya birlikte gelirlerdi. Çok iyi iki dost görüntüsü veriyorlardı.
İl Başkanı Haluk Laçin, teşkilatın milletvekilleriyle bağını koparmak için bir genelge yayınladı. Kendisine haber verilmeden milletvekilleriyle görüşmelerine engel oldu.İlçe başkanlarının Kadem Mete ve Yakup Otgöz’e gitmelerini, etkinliklere katılmalarını da yasakladı.
Teşkilattaki gerilim, geçtiğimiz Ramazan Ayı’ndaki İftar Sofralarında daha da büyüdü.
İlk iftarı Aydın Bey Fethiye’de verdi. Muğla Valisi İdris Akbıyık dahil kamu kurum temsilcileri de bu yemeğe katıldı. Eski milletvekilleri ile eski il yönetimi ise davet edilmedi, Davetli olan Kadem Mete ve Yakup Otgöz ise Ankara’da oldukları için iftara katılamadı.
Ramazan Ayı’nın sonuna doğru iki milletvekili iftar yemeği verdi. Ancak bu yemeğe İl Başkanı ve yeni yönetimin çoğu gelmedi. Muğla Valisi Akbıyık da katılmadı. Vali Akbıyık bir gün önce, yine Aydın Ayaydın’ın “sponsorluğunda” Marmaris’te verilen iftar davetine icabet etmişti.
Bu arada İl Başkanı Haluk Laçin, tek başına Ankara’ya giderek görüşmeler yaptı. Milletvekillerine uğramadan, Bakanlarla çektirdiği fotoğrafları sosyal medyasında paylaştı.
Çatlak derinleşti.
AK Parti’nin Ege ve Muğla koordinatörleri de soruna çare bulamadı. Bir yanda, “Erdoğan’ın adamı” olduğu iddia edilen Aydın Ayaydın, diğer yanda eski ve yeni Muğla teşkilatı, milletvekilleri, genel merkez ve Külliye…
Milletvekilleri istifa aşamasına geldi…
Sonunda, Muğla İl teşkilatında istifalar başladı. Cimer üzerinden istifa edenlerin sayısının 30 binlere ulaştığı iddia edildi. Milletvekilleri, soruna AK Parti Genel Merkezi’nin çare bulmasını bekledi. İstifa aşamasına gelen milletvekilleri halen de soruna çare bulunmasını bekliyor…
Ancak, “sabır taşı” haline gelen AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete birkaç gün önce patladı. Yakup Otgöz ise “gereğini yaparız” dedi. Otgöz,“teşkilattaki istifaların sebebi bizsek gereğini yaparız” deme aşamasına geldi.
AK Parti Muğla teşkilatındaki huzursuzluğu kısaca özetledikten sonra, gelelim bugüne;
AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete’yi, önceki yıllardan Muğla İl Başkanı olarak tanıdım. Eski Milletvekili Nihat Öztürk’ün yanında birkaç kez görmüştüm. Milletvekili olduktan sonra da ilk kez dün, Meclis’teki odasında buluştuk.
Dobra dobra da konuştuk:
Aydın Ayaydın’ı tanımıyorum
SORU: Her şeyin başladığı tarih olan 31 Mart 2024 Mahalli Seçimleri öncesinde adayınız Aydın Ayaydın beyi tanıyor muydunuz?
KADEM METE: Ben Aydın beyi, bir uçak yolculuğunda tanıdım. Uçakta, 1-A’da ben otururken, 1-B’de Muharrem İnce, 1-C’de ise Aydın Ayaydın Bey oturuyordu. Yan, yana oturduk. Aydın beyi de Muharrem beyi de daha önce tanımıyordum.
Aydın bey beni Muharrem beyle tanıştırdı. Uçakta, Muharrem beye dönerek, beni gösterdi. “Sizi Kadem beyle anıştırayım. Kendisi, Muğla’nın il başkanıydı. Şimdi, milletvekili oldu. O, sıradan bir il başkanlığı yapmamıştır. Çok farklı bir kişiliktir. İnanıyorum ki milletvekilliği de öyle olacaktır” diye takdim etti.
Oysa ben, o ana kadar Aydın Ayaydın beyle de tanışmıyordum, orada tanıştık.
Mahalli seçimde başarısız olduk
SORU: Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı için sizin kafanızda başka bir aday var mıydı?
KADEM METE: Benim gönlümde başka bir aday vardı. Ama sayın Cumhurbaşkanımız, kime karar vermişse bizim başımızın tacı olmuştur, adayımız olmuştur. Ama Aydın Bey aday olmadan önce Cumhurbaşkanımızla da görüştük.
Biz, Aydın beyle sahada, ilk dönemde oldukça uyum içinde çalıştık. Muğla’yı birlikte arşınladık. Saygıda hiçbir kusur işlemedim. Zaman içinde ufak tefek görüş ayrılıklarımız oldu. Tabii kendimizi törpüledik. Onun istekleri doğrultusunda hareket ettik.
Gönül isterdi ki seçimi alalım.
Ama, maalesef Muğla’da 7 olan belediye sayımız, 2’ye düştü. Oy oranımız da düştü. 2019 seçiminde biz %28, CHP ise %36 oy almıştır. Aramızdaki fark 8 puandır. 2024 seçiminde ise CHP ise %52 oy aldı. Aramızdaki fark %23’e çıktı. Fark 3’e katlanmıştır.
Birileri bunu, ‘başarı’ olarak gösteriyor, “oyumuzu arttırdık” diyor. Ama, rakibimizle aramızdaki farka bakmak lazım. Yaklaştık mı, geçtik mi, yoksa aramızdaki fark açıldı mı? Bu sonucu, ‘başarı’ olarak adlandırmak, Matematik bilen birisinin savunacağı bir şey değildir. Bana göre başarısızlıkla sonuçlanmış bir seçimdir. Kimilerine göre başarılı olabilir.
Seçimden sonra herkes kendi görevine devam etti…
Aydın beyin AK Parti’de görevi yoktur
SORU: Nasıl devam ettiniz? Teşkilattaki çatlak daha da açıldı.
KADEM METE: Ben Milletvekili olarak görevime devam ediyorum. O, 2024 yılında sayın Cumhurbaşkanı’mızın teveccühüyle aday gösterilmiştir. Seçime girdik beraber çalıştık, sonuç ortadadır. O’nun, şu anda AK Parti’de herhangi bir görevi yoktur. Burada benim muhatabım Aydın Bey değildir. Aydın bey aleyhinde tek bir kelime yapmam. Çünkü, benim rakibim de değildir muhatabım da değildir.
Benim buradaki serzenişim teşkilatadır.
SORU: Siz Haluk Laçin’in il başkanlığını desteklediniz mi?
KADEM METE: Muğla İl Başkanlığı için ben, başka bir arkadaşımı desteklemişimdir, doğrudur. Sonuçta seçilmiş olan başkanımızdır, bitmiştir.
Milletvekili olduktan sonra da hiçbir zaman, One Man Show yapmayı (tek adam olmayı) arzulamadım. 1. sıra adayı olduğum halde, Yakup Bey 2. sırada milletvekili diye hiçbir zaman saygıda kusur etmedim. Her zaman Yakup ağabeyimi öne çıkardım. Oldukça uyum içinde çalışıyoruz.
Ancak, gönül istiyor ki, Muğla ayağı yani teşkilatla birlikte, üçlü saç ayağı gibi olalım…
SORU: Neden olamadınız?
KADEM METE: Haluk (Laçin) başkan ile aynı zamanda ilçe başkanlığı yaptık. Marmaris ilçe başkanı olduğum dönemde kendisi, Datça ilçe başkanıydı. Muğla il toplantılarına o Datça’dan gelir, Marmaris’ten beni alır ve Muğla’ya birlikte gelirdik. Aramızda daha önceden oluşan hiçbir husumet te olmamıştır. İl Başkanı olduğum yıllarda da Ankara’ya geldiğim zaman, Muğla milletvekilleri ile koordineli olarak çalışmaya gayret gösterdim.
SORU: Sabır taşı olan siz, birkaç gün önce genişletilmiş il divanı toplantısında patladınız?
KADEM METE: Bazı Gazeteciler, yanlı haber yapıyor. Biz, Yakup Beyle birlikte Haluk Bey il başkanı seçildiğinde kendisini makamında ziyaret ederek, fotoğraf çektirdik ve tebrik ettik, başarı diledik, birlikte çalışmaya hazır olduğumuzu söyledik. Sosyal medyamda da paylaştım.
Serzenişim, özellikle de teşkilatın ağabeyi olması gereken il başkanımızadır. Ankara ziyaretlerinde bize hiç gelmedi. O, il başkanı olarak atandığında biz, bir yıllık vekildik. Meclis’e gelerek bize ‘hayırlı olsun’ diyebilirdi.
Ama, kendisi bugüne kadar bir kez bile makamımıza gelmemiştir, ziyaret etmemiştir. Ankara’ya gelişinden dahi haberimiz olmuyor. Ben il başkanıyken, zamanın milletvekilleri ile tartışmışımdır, kavga da etmişimdir. En çok kavgayı da Nihat Öztürk’le yapmışımdır. Ama ben Ankara’ya gelmeden, danışmanını arardım, uçağım şu saatte iniyor, beni alır mısın derdim. Nihat Beye sorar havaalanından alırlardı. Meclise gelirdim Nihat Beyin yemeğini de yerdim, çayını da içerdim.”
EMİN VAROL
