$ DOLAR → Alış: 44,08 / Satış: 44,25
€ EURO → Alış: 50,47 / Satış: 50,67

EINSTEIN İLE HÜSEYİN

Metin Cangör
Metin Cangör
  • 22.06.2025
  • EINSTEIN İLE HÜSEYİN için yorumlar kapalı
  • 128 kez okundu

 

 

Hikaye 1936 yılında Denizli’nin Acıpayam ilçesinde görevli öğretmenlerin 

pikniğe gitmeleriyle başlıyor.  

Öğretmenler piknik yaparken keçilerini otlatan küçük bir çoban 

çocukla karşılaşır. Çocuğun ismi Hüseyin’dir. Hüseyin’e öğretmenler 

yanlarındaki gazeteyi verip okumasını isterler. O tarihlerde 

okuma yazma bilenlerin sayısı o kadar azdır ki… Okuma öğrenenlerin diplomaları 

bizzat valiler tarafından imzalanır…

Hüseyin okuma bilmediği için gazeteyi eline almayı kabul etmez…

Öğretmenler bu kez yaşını ve neden okula gitmediğini sorar;

12 diye cevap verir ve ekler: 3 yaşımda annemi kaybettim, 11’imde de babamı… 

Mutlaka okuması gerektiğini tembih ederler…

Hüseyin, karşılaştığı öğretmenlerin verdiği destek ve heyecanla Denizli’de parasız 

yatılı okumaya başlar. Bir süre sonra katıldığı bir matematik yarışmasında Hüseyin’e 

bir kitap hediye edilir. Hüseyin kitabı bir gecede bitirir. Ertesi gün Fen Bilgisi 

öğretmenine gider, “Bu kitapta eksiklik var” der…

Öğretmen şaşırır. Çünkü Hüseyin’in bahsettiği eksiklik, Görecelilik Teorisi hakkındadır. 

Fen öğretmeni konuyu İTÜ’nde kendi hocası olan rahmetli fizik profesörü Nusret Kürkçüoğlu’na mektup yazarak iletir. Nusret hocadan şu yanıt gelir: “Hüseyin liseyi bitirince İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği’ne gelsin”.

Hüseyin mezun olunca İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği’ne gider. 

Denizlili öksüz ve yetim çoban Hüseyin, orada da birtakım çalışmalar yapar ve çalışmalarını hocaları anlayamaz.  Hocalarından biri, “Bu çalışmalarını bilse bilse Amerika Boston’daki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) görevli Prof. Dr. Morse bilir’ deyip mektupla  ona gönderir.  Prof. Morse’dan da şöyle bir cevap gelir: “Hüseyin’in bu yaptığını 5 sene önce  bir grup buldu, ama bunu  Hüseyin’in tek başına bulması olağanüstü bir şey. Biz Hüseyin’in 

tüm masraflarını karşılayacağız,  Amerika’ya gelsin”

Yıl 1952… Hüseyin yüksek elektrik mühendisi olmuştur. Anne baba yok. Köyünün insanları son derece fakir.  Bir gazete kampanya yapar ve toplanan parayla Hüseyin Amerika’ya giden  bir gemiye bindirilir.

Hüseyin, MIT’te Prof Morse’un karşısına geçer. Morse, Hüseyin’in tez hocası olacak ama  Hüseyin’in İngilizcesi de iyi değil. Anlayamıyor pek Morse’un dediklerini. Hocasına 

“Write on the blackboard” der. Prof. Morse da Hüseyin’in tez konusu olacak konuyu 

tahtaya yazar ve Hüseyin de bunu defterine geçirip üniversiteden ayrılır.

MIT’te genelde tez konuları 5 senede, 9 senede bitirilebiliyor olmasına rağmen Hüseyin  çalışmasını 3 ay sonra bitirip hocasının karşısına çıkar. Morse birkaç gün sonra tezi inceleyip   Hüseyin’i çağırır. “Senin tezin bitti.  Ancak burası MIT. Biz burada böyle hemen doktora  diploması veremeyiz. Sen git istediğin dersleri al, 2 sene sonra gel” der.  

Hüseyin 2 sene sonra doktorasını alıp bu kez Princeton Üniversitesi’ne gider. 

Orada ünlü fizikçi Albert Einstein ile birlikte çalışır.

Birkaç yıl sonra Boston’a geri dönüp icatları destekleyen bir firmada çalışmaya başlar. 

Burada bilgisayarlar ile konuşmanın onlara talimat vermeye yönelik projeler yürütür. 

Sesle kumanda edilen bilgisayarı ilk defa 1960’ların başında Hüseyin Yılmaz yapar.

1958 yılında, çalışmalarını yakından takip ettiği Albert Einstein’ın kendisi kadar ünlü 

fonksiyon teorisinde eksikler tespit eder ve bunu bir mektupla kendisine bildirir. 

Ancak mektup ulaşmadan Einstein ölür.

Yılmaz, bu hatayı ünlü bir bilim dergisinde yayımlayınca akademik dünyada adeta 

kıyamet kopar. Bilim dünyası ikiye bölünür  ve Einstein’ın kuramına karşı Yılmaz kütle çekim  kuramı da literatüre girer. 27 Ocak 2013’te ise ABD’de vefat eder. 

Bugün dünyada çok popüler olarak kullanılan ;

Siri, Google Now, Cortana gibi bütün programlardaki sesli komut sistemin mucidi 

Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz’dır. 

   “Bir öğretmen bütün dünyayı değiştirebilir…”

Hayatımıza imza atan tüm öğretmenlere selam olsun…

ALINTIDIR.

 

YAZARIN SON YAZILARI