Doçent Dr. Aslı Karataş Kitabını Tanıttı


Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Pazarlama ve Reklamcılık Bölümünde Öğretim Görevlisi olarak görev yapan Doçent Dr. Aslı Karataş “ İŞTE HAYAT HAYAT İŞTE” adlı kitabını tanıttı.
Muğla Ticaret ve Sanayi Odasında gerçekleştirilen lansmana yoğun katılım oldu. Aslı Karataş okuyucularıyla tek tek ilgilenerek kitabın konusu ve amaçları hakkında bilgi verdi.
Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonunda yaptığı konuşmada Karataş;
“Çok kıymetli misafirlerim, yolculuğumun en güzel yol arkadaşları hepiniz hoş geldiniz
Zaman bizim bu hayattaki en önemli hazinelerimizden biri o kıymetli vaktinizi ayırıp şu an burada olduğunuz için hepinize ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum
Çok çok ama çok heyecanlıyım
Sanıyorum bugüne kadar bu kadar heyecanlandığım bir an yaşamamıştım
Defalarca sahneye çıktım, kalabalık dinleyicilere eğitimler verdim, okulda öğrencilerimle bilgilerimi paylaştım ama konuşmakta bu kadar zorlandığım başka bir sunum hatırlamıyorum.
Ben bir parça hayalperest bir karakter olarak tanımayabilirim.
Hayal kurmayı onları hedefe dönüştürmeyi mesai harcayıp emek verip bu hayallerin peşinden gitmeyi önemsiyorum. Çünkü tüm bunlar aslında kendimizi keşfetmemize vesile oluyor diye düşünüyorum.
Bugün benimle bir hayalimin mutluluğunu paylaştığınız için de çok teşekkür ederim.
Her insan bir hikayedir hikayeyi bilirsen anlam değişir
Bu nedenle ben de sizlerle bu kitabın hikayesini kısacık paylaşmak istiyorum.
İnsanın kendinden başka gideceği yol yok…
Hayat başlı başına deneyimler vasıtasıyla bizden bize bir yolculuk; bize bizi tanıtan bir keşif
Bu yolculuk kutsaldır tekamüle hizmet eder ve bu deneyimlerle gerçekleşir
Bu hikayede önemli olan yola düşebilmek yolcu olduğunu idrak edebilmektir
Mevlananın da dediği gibi sen yola çık yol sana görünür
Bu kitabın hikayesi de biraz böyle oldu
Ben bu hikayenin buralara geleceğini hayal ettim ama her şey yolda görünür oldu
Bu kitabın ortaya çıkmasını sağlayan ilk faktör benim merak duygum özellikle hayatı keşfetmeye bilgiye duyduğum merak. Sorgulamak anlamaya çalışma çabam
Bunu bir çocukluk anımla paylaşmak istiyorum
Henüz daha ilkokula başlamadan okuma yazmayı bilmiyorken bilgiye merakım başlamış
Üzerinde yazı yazan her kâğıdı, gazeteyi kitabı bulduğum an hemen anneme götürür ve okuturdum. Hatta bu anıların bir kısmını hatırlıyorum bir kısmını annemin anlatımıyla aktarıyorum size
Annem o kadar yorulmuş ki benim bu talebimden artık evde gazete kitap artık ne varsa saklar hale gelmiş. Ve ben anneme şöyle söylediğimi hatırlıyorum “anne bunu da oku söz ben okuma yazmayı öğreneyim sana getirmicem hepsini kendim okuyacağım.”
Sanırım öyle de oldu okuma yazmayı biraz geç söktüm ama o gün bugün okuyorum ve en güzel yolculuklarında kitaplarla yapılan yolculuklar olduğuna inanıyorum. Ve bundandır ki ben de bir gün yazdıklarım ihtiyacı olana yol olsun diye hep bu hayali kurdum.
İkinci faktör ise hayata dair umudum ve ilham kaynağım olan öğrencilerimdir.
Ve tabi eğitim verdiğim dinleyicilerimdir.
Her eğitimden sonra ya da derslerden sonra öğrencilerim keşke hocam bu anlattıklarınızı bir kitap yazıp aktarsanız da ihtiyaç hissettiğimizde açıp okusak.
Hocam bize bu anlattıklarınızı bulacağımız bir kitap önerseniz gibi söylemlerde bulundular. Ben de hayalimi onardan duymaya başlayınca zaten devamlı yazan çizen bir Aslı vardı bunları tasnif edip temize çekmeye başladım.
Uzun zaman önce bu kitabı aslında kaleme almaya başladım. Hatta doktora tezime 6 ay ara vedim kitap yazıcam tezi şimdilik bırakıyorum dedim danışmanıma sonra bir yerde dondu devam edemedim ara verdim hayat telaşı doktora eğitimi sağlık problemleri pandemi falan derken yazdıklarımı kitaba çevirme kısmı biraz zaman aldı.
Nasip bugüneymiş. Her nasip vaktine esir derler ya o hesap vakti şimdiymiş
Üçüncü nedeni ise benim bu dünyadan ayrılırken ardımda bırakacağım hiçbir şeyim yok.
Hayata benden küçük bir iz bırakmak istedim. Hayat tuvaline benim fırçamla bir renk katmak istedim.
Her birimiz bir yolculuktayız. Bir yaşam yolculuğundayız
Ve her birimiz ölümlü varlıklarız.
Bize verilen süre içinde yol alıyoruz ve ne zaman bizim vaktimiz dolar buradan ayrılırız bilmiyoruz
Bu nedenle bu kitap ile yarınlara benden küçük bir iz bırakmak istedim
Belki bir gün bir yerde Aslıyı hiç tanımayan biri bu kitaptan bir cümle okuyup yolculuğuna yön verecek ya da o bir cümle ona iyi gelecek.
Bu da bana yeter diye düşünüp bu kitabı kaleme aldım
Bütünün parçalarıyız. Birlikte varız.
Başkalarının gözünden değer biçmek yerine kendi değerimizi bildiğimiz ama aynı kaynaktan geldiğimizi unutmadan yaratılan her şeyin yaşam hakkına saygı duyarak onların da değerli olduğu bilinci ile hareket etmek gerektiğine inanıyorum.
Zaten biz kendi değerimizi bilmezsek hayat hemen tokatını yapıştırıyor ve kendini hatırla diyor.
Bunun içinde özellikle karşımıza bize değerimizi hatırlatan kişileri çıkartıyor. Değer öğretmenlerimiz diyorum ben onlara. Bize acı ya da zor ya da kötü deneyimler yaşatıyorlar ve biz bu deneyimler üzerinden belki sarsılıyoruz ama hem kendi değerimizi hatırlıyoruz hem de potansiyelimizi fark ediyoruz.
Kendi gücümüzü fark ediyoruz.
Kendi değerimizi unutmak bana biraz kendimize ihanet gibi geliyor. O yüzden de kitapta da ifade ettiğim gibi kendine ihanet edeni hayat affetmiyor.
Hayat biraz da arayış yolculuğu ve aradığımız şey aslında kendi değerimiz
Neden kozalak
Kozalak çam ağaçlarının meyvesi olarak bilinir
Çam ağacı kadim kaynaklarda HAYAT AĞACI olarak bilinir
Buz çağından kurtulup hayatta kalmayı bugünlere gelmeyi başarmıştır
Bundandır ki bana umudu her daim yaşatmamız gerektiğini anımsatır
ÖLÜMSÜZLÜK AĞACI olarak da bilinir
Bu kaynaklarda kozalak bilgiyi temsil etmekte ve kadim bilginin ölümsüzlüğüne dikkat çekmektedir
Bizler ölümlüyüz ama fikirler bilgiler bırakılan izler ölümsüz olabilir
Ayrıca beynimizde yer alan üçüncü göz olarak da tanımlanan aklın ışığı diye de bilinen epifiz bezinin sembolüdür
Mistik ve spiritüel bir çağrışımı vardır
Bizlerde ruhsal varlıklarız ve kozalağın bu mistik yanı beni çok etkiler
Görülmeyeni görmek görünenin ardındakini sorgulamak gibi birçok şeyi de bu anlamlarından dolayı bana çağrıştırır
Ben de o nedenle hikayesini çok sevdiğim kozalağı metaforik olarak yaptığım işlerde bir sembol olarak seçtim
Bu nedenle biriktirdiklerimi paylaşmanın öncelikli olduğu bu yolculukta kozalakla yürümek istedim
İşte hayat bu deriz içinde neşe vardır sevinç mutluluk haz vardır keyif vardır
Bunlar şükürdür hayatın armağanlarıdır
Bazen de hayat işte deriz burada da biraz zorluk biraz acı biraz kırgınlık belki kızgınlık vardır
Neden yaşadığımıza odaklanıp öğrenmemiz gerekeni öğrenip potansiyelimizi keşfetmek için birer araçtır.
Çünkü hayatta olan olduğu gibidir olması gereken olur ve olan iyidir
Çünkü bizim biz olmamıza hizmet eder
Tüm bunları toplayınca da işte hayat ; hayat işte çıktı ortaya bende sizlerle ve okuyucusuyla paylaşmak istedim
Bu yolculukta benimle olan insanlara huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum
Öncelikle ailemin her bir üyesine bana güç kattıkları inandıkları ve güvendikleri için çok teşekkür ederim
Özellikle bu organizasyonun hazırlığında sosyal medya afiş davetiye rol lap kitap sayfası slayt çalışmalarında emek harcayan yeğenlerim Demre Günay – Delfin Günay Ercan ve Atakan Karataşa özel teşekkür ederim
Tüm öğrencilerime bana umut ve ilham verdikleri için çok teşekkür ederim
Bu kitabın sizlerle buluşmasına vesile olan yayınevimle köprü kuran Pınar canan Topuz’a Pınar ablama çok teşekkür ederim
Desteğini hiç esirgemeyen, bana inanarak ve güvenerek güç veren Mehtap Şeniz Çahan’a ve Nazar AŞ ailesine çok teşekkür ederim
MUTSO Başkanımız Bülent karakuş a ve onun nezdinde tüm yönetim kurulu ve meclis üyelerine çok teşekkür ederim
Mutso ailesine eski mesai arakadaşlarıma benim büyük ailem dediğim dostlarıma çok teşekkür ederim
Okuluma ikinci evime yani Muğla Sıtkı Koçman üniversitesine özelde meslek yüksek okulu yönetimine ve değerli hocalarıma birlikte çalıştığım tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ederim
Yayınevime Doğan yayınlarına çok teşekkür ederim
Özellikle o kıymetli vaktini ayırıp bugün buraya gelen siz dostlarıma çok teşekkür ederim
İsimlerini tek tek sayamayacağım kadar çok olan inancımı kaybettiğimde omzuma dokunan ve yola devam etmemi sağlayan, yorulduğumda bu hayale omuz atıp geleceğe taşımamı sağlayan herkese minnettarım…” dedi.
ASLI KARATAŞ KİMDİR?
Aslı Karataş ,1978 yilinda Muğla’da doğdu.Muğla Sıtkı Koçman Universitesi Muhasebe ve Vergi Uygulamalan bölümünde ön lisansını tamamladiktan sonra ayn üniversitede iktisat bölümünde lisans
eğitimine devam etti. Akademisyenlik hayalinin pesinde MSKÜ iktisat ana bilim dalinda yüksek lisans ve doktora egitimini tamamladı. Tez çalışmalarında kadın emegi, kamusal alanda kadın ve emek piyasalarinda kadınların yaşadığı sorunlan inceledi. Bugün mezun olduğu okulda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadir.
Profesyonel meslek yasaminda hem akademik alanda hem de sosyal sorumluluk bağlamında kadın merkezli ve toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik çalışmalar yapan Karataş, 2008 yilindan beri TOBB
Mugla Kadin Girişimciler Kurulu üyesidir ve halen bu sivil toplum örgütünde baskan yardımcılığı görevini sürdürmektedir.
Ayni zamanda birçok kurum, kurulus ve sivil toplum örgütlerine genelde sektörleriyle ilgili, özelde kişisel gelişim ve motivasyon konularıyla ilgili eğitimler vermektedir.
Editör:Kazım TOKUÇ
