SIĞINAK İSTİYORUZ!
Bizler 23 yıldır Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezi Kurultayı bileşenleri olarak ana sözümüzü ‘Sığınaksız bir Dünya’ olarak kuruyor, kadınların şiddetsiz ve özgür bir dünya kurabilmeleri için mücadele etmeye devam ediyor, sığınak hakkımızın karşılanmasını talep ediyoruz!
Kadınların genellikle en yakınındaki erkeklerin uyguladıkları şiddetten uzak hayatlar kurabilmeleri için şiddetten uzaklaşmak veya şiddetle baş edebilmek için güçlenmesi ve ihtiyaçları doğrultusunda gerekli psikolojik, sosyal, hukuki vb desteklerin ve dayanışmanın sağlandığı yerlerdir.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sorumluluğunu yerine getirmeli, sığınakların sayısını ve kapasitesi artırmalıdır!
83 milyonluk Türkiye nüfusunun yarısını kadınlar oluştururken 148 sığınağın toplam kapasitesinin 3 bin 576 ile sınırlı olması, sığınak hakkımızın ihlalidir.
Sığınakların sayıları ve sığınaklarda sağlanan hizmetlerin niteliği bu kadar yetersizken, kadına yönelik erkek şiddetiyle mücadele edildiğini söylemek inandırıcı değildir.
Belediyeler sorumluluklarını yerine getirmeli, sığınakları açmalıdır!
Ayrıca, nüfusu 100 binin üzerinde olan belediyelerin de büyük çoğunluğu sığınak açma sorumluluklarını yerine getirmemektedir. Belediyelerin duyarlılıkları afişlerde ve sözde kalmamalı; erkek şiddetini önlemek için da(ya)nışma merkezi ve sığınakları derhal açmaları zorunludur. Gittikçe yaygınlaşan kayyum belediyeleri var olan sığınakları işlevsiz hale getirirken, kadınların güçlendirilmesi için kurulan kurumları ve ilgili birimleri ya kapatmakta ya da bunların içini boşaltarak etkili bir çalışma yürütmelerini engellemektedir. Kadınları güçlendirecek destek mekanizmalarının varlığı hayati bir önem taşıyor. Kadınların şiddetten uzaklaşmak için destekler aldıkları dayanışma merkezleri ve sığınaklar kadına yönelik şiddetle
mücadelenin önemli kazanımlarındandır.
Sığınaklar; şiddete maruz kalan kadınların varsa çocuklarıyla
birlikte kalabilecekleri, şiddetten uzak ve bağımsız yaşamlar kurabilmeleri için ihtiyaç duydukları psikolojik, sosyal, hukuki vb destekleri alabilecekleri ve şiddete maruz kalan kadınlarla dayanışma kurabilecekleri yerlerdir.
Avrupa Konseyi’nin standartlarına göre, sığınaklarda her 10.000 kişi için kalacak bir yer olması ve her 50.000 kadın için bir dayanışma merkezi açılması gerekmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. Maddesinin a bendine göre, büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100.000’nin üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için sığınak açmakla yükümlüdürler.
Sığınak İstiyoruz Çünkü;
Kadınlar erkek şiddetinin çaresiz hissettiren sarmalından, şiddet tehdidinden ve şiddetin etkilerinden uzaklaşıp, varsa çocuklarıyla birlikte ihtiyaç duyduklarında şiddetsiz bir hayat kurmak için sığınaklara gidebilmelidir.
Sığınak İstiyoruz Çünkü;
Sığınaklar; erkek şiddetinden uzaklaşarak, bağımsız bir yaşam kurmak için ihtiyaç duyduğumuz sosyal, psikolojik, hukuki vb. destekleri alabileceğimiz ve kadınlarla dayanışma kurabileceğimiz güvenli yerlerdir. Sığınak, feminist mücadele ile kazanılmış bir haktır ve yaşam güvencesidir.
İstanbul Sözleşmesi, kadınların güçlenmesini merkeze alır ve
şiddetin önlenebilir olduğuna işaret eder .Türkiye her ne kadar bu
sözleşmeden, kadınların itirazına rağmen, çekilmiş olsa da bizler
bu kararı tanımıyor ve İstanbul Sözleşmesi’ni temel almakta ısrar
ediyoruz.
