$ DOLAR → Alış: 43,39 / Satış: 43,56
€ EURO → Alış: 51,45 / Satış: 51,66

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek, Kadına karşı şiddeti önlemeyi terk etmektir

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek, Kadına karşı şiddeti önlemeyi terk etmektir
  • 31.07.2020
  • İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek, Kadına karşı şiddeti önlemeyi terk etmektir için yorumlar kapalı
  • 383 kez okundu

 

 

Bir Ağustos 2014’te yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi’nin 6. yılında Türkiye Devleti Sözleşmeden çekilmeyi konuşuyor. 6 yılda kadına yönelik şiddette tırmandığı halde sözleşmenin etkin şekilde uygulanmasını değil kaldırılmasını gündeme getirmek devletin kadına yönelik şiddeti önleme görevini terk etmesi anlamına geliyor.

Türkiye, 9 yıl önce (2011), İstanbul’da törenle imzaya açılan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni, diğer adıyla İstanbul Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ülke olmuştu. O gün hükümette olup imza atan aynı siyasi parti bugün kadınlara vermiş olduğu şiddeti önleme, şiddete maruz kalanları koruma, failleri gerektiği şekilde cezalandırma sözünü yerine getirmekten vazgeçeceğini ilan etti.

İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin son birkaç yıldan bugüne göz yumulan karalama kampanyalarının devlet tarafından da benimsendiği, Numan Kurtulmuş’un son açıklamasının hemen üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapmış olduğu “Çalışıp, gözden geçirin. Halk istiyorsa kaldırın.” açıklaması ile resmi nitelik kazanmıştır. AKP MYK toplantısında İstanbul Sözleşmesi’nin iptalinin görüşülmesi ve bazı tarihlerin telaffuz edilmesi bu resmiyetin son derece kaygı verici göstergeleridir.

İstanbul Sözleşmesi, kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere, herhangi bir ayrım gözetmeksizin, bir insanın cinsiyeti üzerinden zulme maruz bırakılmasının önlenmesi, zulme maruz bırakılanların korunması ve bırakanların gerektiği şekilde cezalandırılması için devletlere yol haritası çizen, atılması gereken somut adımlar konusunda kılavuzluk eden uluslararası bir uzlaşma metnidir. Türkiye’nin de kurucularından olduğu Avrupa Konseyi’nin hazırladığı sözleşme, 45 ülke ve Avrupa Birliği tarafından imzalanmıştır. Kadınlara yönelik şiddetle mücadele konusunda en önemli uluslararası belge olarak bir dünya sözleşmesi olma yolunda hızla ilerlemektedir. Bugün Kazakistan ve Tunus gibi çeşitli kıtalardan birçok ülke Avrupa Konseyi üyesi olmadıkları halde bu sözleşmeye taraf olmak için gerekli işlemleri tamamlamaktadır. İstanbul Sözleşmesi kadınlara ve çocukların hayatlarını korumak için verilen bir sözdür ve bu “sözden dönmek”, günde en az 3 kadının öldürüldüğü, bilindiği kadarıyla yılda 28.360 çocuk istismarının yaşandığı bir ülkede kadınları ve çocukları ateşe atmaktır.

İstanbul Sözleşmesi Temel İnsan Haklarına Dayanır; İnsan Hakları Tartışılamaz!

İstanbul Sözleşmesi, başta cinsiyeti nedeniyle kadınlara uygulanan şiddet olmak üzere şiddete uğrayan her bireyi korumayı ve şiddeti önlemeyi esas alan uluslararası bir sözleşmedir. Dolayısıyla sözleşmeden çekilmek, sözleşmenin referans aldığı ve Türkiye’nin de taraf olduğu tüm temel insan hakları belgelerini de tartışmalı hale getirmek anlamına gelecektir.

Dahası, Anayasa’daki eşitlik ilkesinden, şiddeti önlemek ve maruz bırakılanları korumakla ilişkili diğer yasalardan vazgeçildiğinin, devlet olarak kadın erkek eşitliği ve kadına karşı şiddeti önleme politikasını terk ettiğinin tüm dünyaya ilan edilmesidir.

İnsan hakları belgeleri ister Avrupa ya da Asya’da bir şehirde; isterse iki kıtayı buluşturan İstanbul’da imzaya açılmış olsun, Doğu’nun ya da Batı’nın icadı değil, devletlerin imzalayarak vardıkları uzlaşmayı yansıtan evrensel uzlaşma metinleridir. Gündelik siyasete, konjonktüre göre kabul edilen ya da terkedilen alelade kelime yığınları değil, adı üzerinde insanların haklarıyla, canları ile ilgilidir. Tartışma konusu yapılması insanların elbette bu haklarından vazgeçecekleri anlamına gelmeyecektir. Ancak korkutucu olan yasaların caydırıcı etkisi zarar göreceği için hak ihlalleri artacaktır.

İstanbul Sözleşmesi’nin İptali İçin Gösterilen Sebepler Toplumu Yanıltmak ve Asıl Niyeti Gizlemek Amaçlıdır

İstanbul Sözleşmesi ve Sözleşmeye paralel iç hukuk düzenlemesi olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Kanunu’na karşı belli çevreler uzun süredir çarpıtılmış iddialar ileri sürmektedir. Bu iddialar Sözleşme’nin ve 6284 sayılı yasanın “aile yapısını bozduğu, nafaka yükümlülüğü getirdiği, ailenin dağılmasını ve boşanmaları artırdığı, özelde Sözleşme’nin eşcinselliği teşvik ettiği” gibi 9 yıl önce bu yasal metinleri törenle yürürlüğe koyan karar vericileri etkilemek, kamuoyunu yanıltmak amacıyla ortaya atılan asılsız, mantık dışı söylemlerdir.

Sözleşmede nafaka ile ilgili bir düzenleme yoktur. Tartışmalara sebep olan 4. madde; ev içinde şiddete uğrayan herkesi; kadın, çocuk, yaşlı, erkek, engelli gibi pek çok grubu cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, medeni hal, göçmenlik statüsü gibi, herhangi bir nedenle ayrımcılık yapmaksızın korumayı temin eder. Aynı ayrımcılık yasağı Anayasa’da da mevcuttur. Sözleşme cinsel kimliklere ilişkin devletlere şiddetten ve ayrımcılıktan koruma yükümlülüğü getirmektedir.

Sözleşmenin felsefesini ve öngördüğü bütünsel politikayı oluşturan ana tema, hayatın tüm alanlarında kadın erkek eşitliğini sağlamaktır. Sözleşme karşıtlarının öne çıkardığı gerekçeler başka olsa da, asıl sebep sözleşmenin şiddeti cinsiyet eşitsizliğinin bir sonucu olarak tanımlaması ve kadınlarla erkeklerin eşit olduğu fikrini temel almasıdır. Aileyi parçalayan asıl olgunun şiddet olduğu bu denli açıkken, şiddeti önleme amaçlı bir toplumsal metni “aileyi ve toplumu parçalayacağı” iddiasıyla yok etmeye kalkışmak aslında eşitlik fikrini yok etmeye yönelik bir hamledir. Dolayısıyla İstanbul Sözleşmesi’ni savunmak, sadece cinsiyet eşitliği talep edenlerin değil, inanç, etnik köken, dil, mezhep, felsefi görüş ve bunun gibi nedenlerle ayrımcılığa maruz bırakılan tüm toplumsal kesimlerin en acil gündemi olmalıdır.

EŞİTLİK İçin Kadın Platformu’nu oluşturan 310’dan fazla kadın ve LGBTQ örgütü ve destekleyen 150 ye yakın sivil toplum örgütü olarak;

Sözleşmeden geri çekilme niyet beyanları son bulana kadar nöbetteyiz. 5 Ağustos günü Sözleşmeden çekilme konusunu görüşecek olan AK Parti MYK üyelerine sesleniyoruz;

Bir kez daha hatırlatmak isteriz;

Kadınların Kazanılmış Haklarından Ve şiddetsiz bir hayat mücadelesinden asla VAZGEÇMEYECEKLER.

EŞİK-Eşitlik İçin Kadın Platformu

 

 

Türkiye Yüzyılı Vizyonu Doğrultusunda Muğla”da  Büyük Eğitim Yatırımları
Yeryüzü Cenneti Muğla’mızda eğitim altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlar, Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde, Millî Eğitim Bakanlığımız tarafından sağlanan ödenekler ile Valiliğimiz koordinasyonunda...
MUPA’dan Muğla’da İstihdama Uzanan Yeni Adım: Beceri Projesi Başladı
Muğla’da mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve gençlerin doğrudan istihdama hazırlanması amacıyla Muğla Planlama Ajansı (MUPA) tarafından geliştirilen MUPA Beceri Projesi hayata...
TURİZMDE KUMAŞ GERİ DÖNÜŞÜMLE YENİDEN KAZANILIYOR
Marmaris Kat Hizmetleri Eğitim Derneği (MAHED) ve Manavgat Turizm Otelciler ve İşletmeciler Birliği (MATOB) işbirliğiyle Marmaris’te gerçekleşen “Kumaşın Yeniden Doğuşu”...
Ak Parti Menteşe İlçe Başkanı Mustafa Algan: “Betonla süslenen alanlar yeşil alan değildir”
AK Parti Menteşe İlçe Başkanı Mustafa Algan, Menteşe ilçesinde son dönemde bazı park ve yeşil alanlarda yapılan düzenlemelere ilişkin yazılı...
MUSKİ VE MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNE BÜYÜK TEPKİ
“Doğal kaynakları kullanın, ekolojik dengeyi bozmayın” Muğla Su İnisiyatifi bugün düzenlediği eylem ve basın açıklamasında Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin kurmayı planladığı...
Sokak Ortasında Kadın Cinayeti
Muğla’nın Milas ilçesinde meydana gelen cinayette sokak ortasında hayatını kaybeden kadının kimliği belirlendi. Olay, 2 Şubat sabahı saat 06.00 sıralarında...
Antalya’da Yolcu Otobüsü Devrildi :8 Ölü 26 Yaralı
Antalya’da yolcu otobüsünün kontrolden çıkarak devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında 8 kişi hayatını kaybetti, 26 kişi yaralandı. Kaza, 10.39...
Sipay Bodrum FK 3 puanı 3 golle aldı
Trendyol 1’inci Lig’in 23’üncü haftasında Sipay Bodrum FK, sahasında konuk ettiği Serikspor’u 3-0 mağlup ederek Play-Off hattındaki yerini korudu. Trendyol...
Armada Praxis Yalıkavak, Evinde Hata Yapmadı: Ortahisar Engelini 28-26 ile Aştı
THF Kadınlar Süper Ligi’nde nefes kesen mücadele! Bodrum’da oynanan karşılaşmada Armada Praxis Yalıkavak Spor Kulübü, ilk yarısı berabere biten maçta...
Türk Müziğinin ,Televizyon Dünyasının sevilen ismi Fatih Ürek, tedavi gördüğü Hastane’de yaşamını yitirdi.
15 Ekim 2025 tarihinde evinde geçirdiği şiddetli kalp krizi sonrası hastaneye kaldırılan Sanatçı yapılan tetkiklerden sonra acil Ameliyata alınarak yapılan Operasyondan ...
Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaşayan deniz biyoloğu ve sualtı belgeselcisi Dr.Mert Gökalp, “Gezegeni Değiştiren 50 Kişi” (EX50) listesine seçilme başarısı gösterdi. ...
“Muğla’nın suyu doğal kalsın Su transferi kabul edilemez”
Bodrum susuzluktan kırılıyor, tartışma büyüyor. Muğla’daki Sandras dağlarından akan Dalaman çayını Aydın sınırlarına veren DSİ 21. Bölge Müdürlüğü’nün Bodrum ve...
Başkan Aras, 502 Milyonluk Yol ve Altyapı Yatırımını Yerinde İnceledi
Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Menteşe ilçesi Kötekli ve Yeniköy mahallelerinde 502 milyon 28...
Sipay Bodrum FK, Serikspor maçına hazırlanıyor
Sipay Bodrum FK, Trendyol 1’inci Lig’in 23’üncü hafta mücadelesinde sahasında Serikspor’u konuk edecek. Hazırlıklarını sürdüren yeşil-beyazlı ekip, galibiyet alarak çıkışını...
Büyükşehir Belediyesi’nden DMD Hastası Minik Göktuğ’a Destek
Muğla Büyükşehir Belediyesi, Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastalığıyla mücadele eden Milaslı Göktuğ Karakaya’nın tedavisine destek olmak amacıyla düzenlenen canlı yayınlı...