BAFA ,MİLAS ILBIRA DAĞLARI İÇİN AYAKLANDI.
Milas’ ta bir madencilik firmasının Ilbıra Dağları üzerindeki ormanlık bölgede maden ocağı açma girişimi nedeniyle yapılan ağaç kesimleri üzerine, bütün bölgedeki çevreci örgütlerle, belediye, siyasi partiler ve odalara yaptıkları çağrı ile, dün Bafa’da bir toplantı düzenlediler.
Toplantıya Ilbıra’yı Koruma Platformu üyeleri yanında, Yatağan, Çamköy çevre platformları yanında Muğla Çevre Platformu üyeleri, Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, Başkan Yardımcısı Hüseyin Çöllüoğlu, bazı belediye meclisi üyeleri ile CHP İlçe Başkanı İlgin Göktepe, AKP İlçe Başkanı Fahri Acar ve vatandaşlar katıldı.
Ilbıra’yı Koruma Platformu sözcüsü Abdullah Gürgün, , ormanlık alanda maden ocağı açan Milenyum şirketinin yapmış olduğu ve dünkü toplantı sırasında da şirketin bir görevlisince dağıtılan 6 sayfalık açıklamaya değinerek, daha sonra yayınladıkları (aşağıda metnini verdiğimiz) kamuoyu açıklamasında değindiği konuları anlattı ve şirketin suçlamalarına cevap verdi. “Şirketin bize suçlamalarını Kabul etmiyor, kendilerine iade ediyoruz” diyen Gürgün, “Bizim ne Milenyum’la ne de diğer izin alan firmalarla hiç bir sorunumuz yok, ama ‘yavuz hırsız ev sahibini bastırır’ ya da ‘dağdan gelen bağdakini kovarmış’ sözlerini hatırlatıyoruz. Onlar bizi rahatsız etmese hiç bir sorunumuz yok. Ama yaşadığımız ve yaşayacağımız sıkıntılara karşı çıkma hakkımız var ve biz burada bunu yapıyoruz” dedi.
Ardından, platformun avukatlığını yapan Mutlu Çakır, Anayasamızın 56. Maddesinde yerini bulan ‘herkes sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına sahiptir’ ilkesi gereği, yapılan yanlışlara karşı mücadele ettiklerini ve edeceklerini belirterek, işin hukuki cephesinden, “yürütmeyi durdurma davası” açacaklarını belirtti. Ormandan ağaç kesimleriyle ilgili olarak da, orman yönetmeliklerinde, belli bir eğimde olan yamaçlarda gençleştirme yapılamayacağının yer aldığını belirterek, bütün bu konularda gereken başvuruları da yapacaklarını belirtti.
Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat da, değişik nedenlerle, sadece Muğlamızın çeşitli bölgelerinde değil, Kazdağları örneğinde yaşandığı gibi ülke çapında doğamızın, ormanlarımızın, kaynaklarımızın yağmalandığına dikkati çekerken, özellikle son dönemde bölgemizde çıkan yangınların, daha once de belirttiği gibi şaibeli olduğunu düşündüğünü belirtti. Ilbıra’daki orman kesimlerinin, bölgemizdeki pek çok olaydan sadece biri olduğunun altını çizen Başkan Tokat, Çallı-Türbe köylerinde izinsiz Güneş Enerjisi Santrali kurmak için fıstık çamlarının kesildiğini, İkizköy-Karacahisar-Çamköy’de kömür çıkarmak için istimlakların yapıldığını, köylerin göçe zorlandığını hatırlattı. “Elbette madenler de aranacak ya da çıkartılacak. Ama bunlar yapılırken gerçekleştirilen doğa katliamlarına karşı da vatandaşın karşı çıkması doğaldır” diyen Başkan Tokat, bu bölgenin, Bafa Gölü ve çevresi ile çok önemli olduğunu, bu bölgeye dair geniş çaplı bir planlamaya ihtiyacı olduğunu ve bunu, şu sıralar hazırlamakta oldukları Milas Stratejik Planı çerçevesinde yapacaklarnı da belirtti.
Jeoloji Mühendisleri Odası Milas Temsilcisi Azmi Peker, kendisinin bir jeolog olarak maden arama ve çıkartılmasına karşı olamayacağını, ama “maden mi orman mı?” ikilemiyle karşı karşıya kaldığında “orman”ı tercih ettiği için burda olduğunu belirterek, ilgili firmanın 4. Grupta boksit işletmeciliği yaptıklarını ama 5. Grupta bir maden olarak disporit de çıkardıklarını ve yurtdışına sattıklarını belirterek, bu konuların açıklığa kavuşturulmaya muhtaç olduğunu belirtti.
Muğla Tabip Odası temsilcisi Çağlayan Üçpınar, çevre sağlık ilişkisi konusunda görüşlerini paylaştı.
AKP Milas İlçe Başkanı Fahri Acar da söz aldı ve kendisinin bir Milaslı olarak burada olduğunu, biraz once konuşulanlara dayanarak Milas Orman Bölge Müdürünü aradığını ve Ilbıra Dağı’ndaki kesimlerin yapılmayacağını belirtti ve bu konuyla ilgili yapılacak her şeyde yardımcı olacağının sözünü verdi.
Daha sonra kimi katılımcılar da söz alarak konuştular ve peşinden, “Ilbıra’y ı Koruma Platformu”nun Kamuoyu açıklaması yayınlandı.
Açıklama şöyle:
“Ilbıra’yı Koruma Platformu
30 Ağustos 2019 – Bafa
KAMUOYU AÇIKLAMASI
Ilbıra Dağları’nda faaliyet gösteren Milenyum şirketi Ilbıra’yı savunma çalışmalarımızdan rahatsız olmuş ve altı sayfalık bir açıklama yayınlamıştır. Ilbıra Dağı Platformu olarak, Milenyum Madenciliğin açıklaması hakkında görüşlerimizi bildirmek istiyoruz.
Açıklamada ‘’… saha 24.02.2006 tarihindeki üçüncü ihalede tüm hak ve vecibeleri ile birlikte Ahmet Murat Akgün uhdesine ihale bedeli ve ruhsat harcı ödendikten sonra devredilmiştir. Ruhsat sahası daha sonraki yıllarda ruhsat sahibi tarafından taksir edilerek, 8,850 hektardan 6,927.44 hektara küçültülmüştür.’’ denilmektedir. Ayrıca “Maden sahası Etibank’tan tüm hak ve vecibeleri ile devir alınması ve eski tarihli ruhsat olması sebebiyle ÇED kapsam dışıdır” iddiası öne sürülmektedir.
Firma, sahanın ETİ BANK’a ait ve 50 yıldır aktif olduğunu ve kendisinin bunu devraldığını söylese de, firmaların isim ve ortak değişiklikleri bir yana bıraksak bile; IV. Grup maden ruhsatı izin tarihi 14.03.2017 olduğunu görüyoruz. Maden adı diaspordur. Ancak, bu IV. Değil V. gruptur. Ruhsat yetmez. Sertifika gerekir. ÇED gerekir. ÇED yönetmeliği 7 Șubat 1993 tarihinde, 21489 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Şirket bu söylemi ile maden ruhsatı alındığı tarihte ÇED yönetmeliği olmadığını kendisi itiraf etmektedir.
Açıklamada, “…Yukarıda bahsi geçen 13 adet zuhurdan köylere, yerleşim alanlarına ve zeytinliklere yakın olan çoğu, kanunen hakkımız olmasına rağmen, yöre halkına rahatsızlık vermemek adına Milenyum Madencilik tarafından işletilmemektedir…’’ denilmektedir.
Oysa Madencilik şirketinin bu açıklamayı yapmasının üzerinden iki gün geçmeden patlayıcılar kullanarak faaliyetlerine devam etmiştir. Şirket eğer yöre halkını rahatsız etmek istemiyorsa; dağlarımızdan, ormanlarımızdan, zeytinliklerimizden ellerini çekmelidir.
BM İnsan hakları beyannamesinin 8. Maddesi, “Herkesin anayasa yada yasayla tanınmış temel haklarını çiğneyen eylemlere karşı yetkili ulusal mahkemeler eliyle etkin bir yargı yoluna başvurma hakkı vardır.” demektedir.
Bu bölgede yaşayan bizler, sadece kendimiz için değil ülkemiz için, gelecek nesiller için bu ormanları korumaya çalışıyoruz.
Şu anda, anayasaya, yasalara ve insan hakları beyannamesine dayanarak tüm haklarımızı kullanmaya başladık.
İmza kampanyamız sürüyor. Tüm köyleri, mahalleleri, siteleri ziyaret edip fikir alışverişinde bulunacağız. Basın yayın yoluyla tüm ülkemizi halkımızı durumdan haberdar edip desteklerini istemeye devam edeceğiz.
Bakanlıklara, yetkililere ve ilgililere dilekçe yazarak, sorular soruyoruz. Beklediğimiz yanıtlar var. Yeni gelişmelerin değerlendirmesini yapıyoruz.
Ancak acil olarak, ağaç kesimini durdurmak için kesimi yapan Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ve Milas Orman İşletme Şefliğine karşı YÜRÜTMEYİ DURDURMA İSTEMLİ DAVA AÇIYORUZ.
