Ortaca’da kadın cinayetleri protesto edildi
Ortaca’da Hayvan Dostları Derneği (HAYDOS) öncülüğünde, Demokrasi ve Şehitler Meydanında toplanan vatandaşlar, kadına yönelik şiddetin ve cinayetlerin bir an önce son bulması çağrısında bulundu.
HAYDOS Başkanı Türkan Dağdelen, tarafından yapılan açıklamada, “Yıllardır insanlar tarafından şiddete uğramış, istismar edilmiş, öldürülmüş canlılarla ilgilenmem nedeniyle şiddet gören, istismara uğrayan, öldürülen kadınlarla empati yapabilen insanlardan biri olduğumu düşünerek bu basın açıklamasını yapma gereği duydum.” dedi.
Şiddetin insan hakları ihlali olduğunu söyleyen Dağdelen; “Geçtiğimiz hafta hepimizi yürekten yaralayan bir video izledik. Emine Bulut cinayeti. Ölmek istemiyorum diyen bir kadın ve anneciğim ne olur ölme diye çırpınan bir kız çocuğu. Ne yazık ki Emine Bulut, her gün katledilen diğer kadınlarımız gibi öldü. Boşandığı eşi tarafından sokak ortasında boğazı kesilerek öldürüldü. Bu olaydan bu kadar etkilenme sebebimiz, olaya bizzat şahit olmamız. Ya görmediklerimiz. Haber olarak görüp, okuyup geçtiklerimiz. Bu olaydan birkaç gün sonra Konya’da uzaklaştırma kararı bulunan eşi tarafından 3 çocuğunun gözü önünde 20 yerinden bıçaklanarak öldürülen Tuba Erkol cinayetini okuduk. 2 gün önce yine Konya’da Gülsüm Karasu başındaki eşarpla boğularak eşi tarafından öldürüldü. Dün, Denizli’de 1 çocuk annesi bir kadın, bir gün önce boşanma dilekçesi vermesinin ardından kocası tarafından bıçaklanarak ağır yaralandı.” ifadelerini kullandı.
Kadın cinayetlerinin son bulmasını dilediklerini belirten Dağdelen, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü;
“İzmir’de eşi tarafından pompalı tüfekle vurulduktan sonra sol bacağı kesilen Manolya Akman, cezaevindeki eşinin yakınları tarafından tehdit edildiğini söyleyerek ‘ölmek istemiyorum’ diyor. Geçtiğimiz Temmuz ayında 31 kadın öldürüldü. Bu kadınların yüzde 3’sı evli olduğu erkek, yüzde 23’ü tespit edilemeyen kişiler, yüzde 19’u birlikte olduğu erkek, yüzde 13’ü akraba, yüzde 3’ü kardeş, yüzde 3’ü boşandığı erkek, yüzde 3’ü babaları tarafından öldürüldü. Peki ne yapmalıyız. Şiddet gören bir kadın gördüğümüzde anında müdahale etmeliyiz. Sesini duyduğumuzda dahi polisi aramalıyız, geçip gitmemeliyiz. Karı koca onlar barışır ben karışmamalıyım dememeliyiz. Kız çocuklarımızı güçlü yetiştirmeliyiz, okutmalıyız. Evlendiğinde artık bu evden çıktın dönemezsin dememeliyiz. Kapımızı açık tutmalıyız. Erkek çocuklarımızı düzgün yetiştirmeliyiz. Onların kadınlardan üstün olduğunu düşünmesini gerektirecek söylem ve eylemlerden kaçınmalıyız. Kadına şiddeti normalleştiren dizi ve filmlerden çocuklarımızı uzak tutmalıyız. Kadın cinayetlerinde yada kadına karşı erkek şiddeti davalarında uygulanan ağır tahrik indirimi, sadakat indirimi, tutku derecesinde aşırı sevgi indirimi, iyi hal indirimi kabul edilebilir değildir. Bu indirimler uygulandıkça kadın katilleri kadınları öldürmeye devam edecektir. Bu tarz davalarda her zaman kurbanın yanında olmalı ve tepki vermeliyiz. Hiçbir hayvan dişisine şiddet uygulamaz ve öldürmez. O nedenle katillere hayvan derken bir kez daha düşünün. Hiçbir canlının kendinden güçsüzü ezme hakkı yoktur.”
