Akbük cennetindeki Kalker ve Taş Ocağı Projesi’nin ÇED gerekli değildir raporu iptal edildi

Akbük mahallesinde yerleşim yerlerine yakın bölgede açılmasın planlanan kalker ve taş ocağı projesi için düzenlenmiş olan “ÇED gerekli değildir” işlemi, Aydın İdare Mahkemesi’nin kararıyla iptal edildi
Aydın ili, Didim(Yenihisar)ilçesi, Akbük Mahallesi sınırları içinde, 99,82 ha’lık İR.90257 nolu 2A Grubu İşletme Ruhsatı kapsamında “Değişim Yapı Market İnşaat Enerji Maden Gıda Tarım Hayvancılık Dayanıklı Tüketim Malları Nakliye Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi” tarafından 24,8315 ha’lık ÇED Alanı’nda planlanan “Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi” Projesi için Aydın Valiliği’nce düzenlenen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” İşlemi, Akbük Doğa ve Yaşam Derneği’nin açmış olduğu davaya bakan Aydın İdare Mahkemesi kararıyla iptal edildi.
YILDA 2 MİLYON TON KALKER ÜRETİMİ YAPILACAKTI
Proje Tanıtım Dosyası’ndaki verilere göre söz konusu Şirket, ÇED Alanı’nda 2.000.000 ton/yıl kalker üretimi yapmayı, ocaktan çıkarılacak 800.000 tonluk tüvenan malzemeyi satışa sunmayı, 1.200.000 tonluk miktarı ise kırma-eleme tesisinde boyutlandırıp mamül ürün elde etmeyi hedefleyerek ÇED Yönetmeliği’nin EK-2 Listesindeki 400.000ton/yıl eşiğini aştığı halde projenin EK-1 Listesi kapsamına alınarak ÇED OLUMLU Raporu düzenleme gereği dahi duymadığını belirten Hukukçu Mehmet Çilsal SÖZCÜ’ye yaptığı açıklamada şunları söyledi:
*** Oysa Şirket, bu hedefini gerçekleştirebilmek için 25ha üzerinde uygun yüzölçümlü bir ÇED Alanı temin etmek yerine 25 hektarın altında bir ÇED Alanı tercih etmiş, böylece projesini adeta EK-1 Listesinden kaçırarak hukukun yanlış uygulanmasına sebep olmuştur.
*** Başka türlü belirtmek gerekirse, ilk kez madencilik yapacak olan Şirket, “İşletme İzni” olmaksızın yola çıktığı halde 99,82 ha’lık işletme ruhsatı sahasını 25 hektardan küçük bölümler halinde işleteceğinin işaretini vermiştir. Bu bağlamda bölgemizde planlanan “Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi” Projesi’nin uygulanması durumunda; ormanlar, yeraltı ve yerüstü suları, tarım ve mera alanları, fıstık çamları, zeytinlikler gibi halkın geçim kaynakları ile yaşam alanları ve sağlıklı çevre ortamlarının bozulacağı aşikardır. Bilindiği üzere 2872 sayılı Çevre Yasası; “Başta idare, meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup bu konuda alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüdürler” hükmü ile meslek odalarına, birliklere ve tüm sivil toplum örgütlerine çevrenin korunması amacıyla sorumluluk yüklemiştir. Akbük Doğa ve Yaşam Derneğimiz bunlardan biridir. Çünkü, çevresel değerlerin korunması hiç kuşkusuz doğrudan doğruya kamu yararı ile ilgili olup bölgemizde planlanan projenin uygulanması durumunda hem Akbük coğrafyasının hem Kazıklı Mahallesi yaşam alanlarının göz göre göre bilinmez felaketlere maruz kalmasına asla müsade edemezdik. Anayasa Madde 56’nın ruhu tam da budur.
MAHKEME PROJENİN SAKINCALARINI BİRBİR SIRALADI
***Mahkeme Kararı öncesinde yapılan bilirkişi keşif ve incelemesi sonucunda düzenlenen RAPOR’da görüldüğü üzere Çevre, Biyoloji ve Orman Mühendisi bilirkişileri projenin uygulanmasını(PTD) uygun bulduğu halde Maden ve Jeoloji bilirkişileri: sahanın bakirliği, alanın neredeyse tamamının bitki örtüsüyle kaplı olduğu, kalkerin stratejik değerinin bulunmadığı, sahanın olduğu haliyle korunmasında parayla ifade edilemeyen üstün kamu yararı bulunduğu, derelerin atık ve kirli su taşıması nedeniyle turistik kıyıların cazibesinin bozulacağı, patlatma usulü ve kırma eleme yöntemiyle çalışılması yüzünden toz duman oluşacağı, verimli yüzey toprağının yok olacağı, topoğrafya ve siluetin değişeceği, yeraltı su sisteminin(hidroloji) bozulacağı, zeytinliklerin olumsuz etkileneceği, arazinin eğimli olması nedeniyle sık sık erozyon tehlikesi yaşanacağını öngörüp projenin uygulanmasını(PTD) uygun bulmamıştır.
Tüm bunlardan dolayı Aydın Valiliği’nce düzenlenen “ÇED Gerekli Değildir” İşlemi; Sayın Mahkeme Heyeti tarafından ÇED mevzuatına, hukuka ve kamu yararına uygun bulunmaması nedenleriyle iptal edilmiştir.
KUŞLARIN GÖÇ YOLU ÜZERİNDE
Akbük Doğa ve Yaşam Derneği Başkanı Ali Serin Akbük’ün yalnızca bir yerleşim alanı değil, aynı zamanda kuşların göç yolu ve endemik bitkilerin yaşam alanı olduğunu belirterek“Kazanılmış olan bu davanın en azından bölge halkını rahatlatacağı, taş ocaklarında patlatmalar yapılamayacağı, kırma eleme tesisleri çalıştırılmayacağı, ekosistemin ve biyolojik çeşitliliğin korunacağı, habitat dengesinin bozulmayacağından emin olacağız.Bu nedenle taş ocağına karşı çıkmak sadece bugünü değil, yarınlarımızı da korumaktır” dedi.
Yaşar ANTER / SÖZCÜ

